YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13113
KARAR NO : 2022/20770
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/347 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1. maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası, mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, hükmün süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/09/2022 tarih, 2021/3691 Esas, 2022/15005 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün onanmasına, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2022 gün, 2-2016/333516 sayılı itiraz üzerine CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
İtirazın konusu, sanık hakkında hırsızlık suçundan bozma yapılan konunun mala zarar verme suçundan da bozma hususu yapılıp yapılamayacağına ilişkin olduğu, sanığa isnat edilen ve TCK’nın 142/2-h, 143 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunun cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2021 gün ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararına göre de; 5271 sayılı CMK’nun 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği, sanığa mahkeme tarafından müdafii atanmadığından savunma haklarının kısıtlandığı ve hükmün bozulması gerektiği, bununla beraber sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan onama ilamına karşı hükmün hırsızlık suçundaki gibi “5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62.maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürülüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,” gerekçesiyle bozulması gerektiği, bu nedenle CMK’nın 308.maddesi gereğince sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmakla hükmün bozulması yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/09/2022 tarihli ve 2021/3691 Esas, 2022/15005 Karar sayılı mala zarar verme suçundaki onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.