YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5480
KARAR NO : 2022/21096
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiği gözetilmeyerek karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte, katılana ait pasaj içerisinde bulunan iş yeri önündeki askılardan suça konu montları çalması şeklindeki eyleminin TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2. Zincirleme suç hükümlerinin nasıl uygulanacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/05/2013 gün, 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararında belirtilmiştir. Buna göre; “Bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veya nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır.
Tüm dosya içeriğine göre; sanığın 17.12.2015 günü güvenlik kamera kayıtlarına göre saat 17:43’de iş yeri önündeki askıdan 5 adet mont alarak kaçtığı, sanığın 25.12.2015 günü saat 17:34’de, yanında temyiz dışı sanık … ile birlikte 5 adet montu birlikte alarak kaçtıkları ve 28.12.2015 günü saat 16:51’de sanığın yine yanında … var iken, iş yeri önündeki askılardan suça konu montlara almaya çalıştıkları esnada katılan tarafından fark edilmeleri neticesinde ellerindeki montları bırakıp kaçtıkları ve temyiz dışı sanık …’ın yakalandığı olayda; UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, 17.12.2015 olan suç tarihinde gece vaktinin saat 17:19’da başladığı, 25.12.2015 olan suç tarihinde gece vaktinin saat 17:23’de başladığı, 28.12.2015 olan suç tarihinde ise gece vaktinin saat 17:25’de başladığı, bu suretle birinci ve ikinci hırsızlık eylemleri gece vakti tamamlanmışsa da, üçüncü hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlenmeye teşebbüs edilmesi sebebiyle, 17.12.2015 ve 25.12.2015 tarihlerinde gerçekleşen eylemlerin TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri kapsamında kalan hırsızlık suçunu; 28.12.2015 günü gerçekleşen eylemin ise TCK’nın 142/2-h, 35. maddeleri kapsamında kalan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetildiğinde; zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınacak suçun daha fazla cezayı gerektiren halinin, her bir suç ile ilgili ayrı ayrı uygulama yapılıp sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve buna göre tayin olunacak cezadan TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, eylemlerin üç ayrı suçu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
3. 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında açılan kamu davasında iddianamede belirtilen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
4.Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.