YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2770
KARAR NO : 2008/2288
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, takip borçlusu davalının vakî itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Bağcılar 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/951 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacının, takip borçlusu davalı hakkında adi takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde; 01.05.2002 tarihli sözleşme dayanak alınarak 6425 USD sözleşme bedelinden kaynaklanan asıl alacak ile 4.052.351.685 TL. sözleşme bedelinin tümü üzerinden doğan KDV alacağı ve 64,25 USD işlemiş temerrüt faizinin tahsilini istediği ve süresindeki davalı itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, yasal süresi içinde açılmış olduğu saptanmış bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve davalının icra takibine vakî itirazının iptaline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, “Bağcılar 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/951 esasına yapmış olduğu itirazın iptâli ile takibin devamına, davalının asıl alacağının %40’ı oranında inkâr tazminatına mahkum edilmesine” şeklinde karar verilmiş ise de; asıl alacak tutarının ne olduğunun açıklanması ve takip konusu (USD) cinsinden olan yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle YTL karşılığının belirlenmesi; 6425 USD tutarındaki asıl alacağın YTL karşılığının toplam tutarı üzerinden %40 oranında davacı takip alacaklısı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, az yukarıda açıklanan şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, takip ve dava konusu KDV alacağının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 26.maddesi hükmü gereğince hesaplanması ve tutarının belirlenmesi gerekirken, bu hususun da gözetilmemesi doğru değildir.
Ayrıca, takip ve dava konusu işlemiş temerrüt faizinin hangi orana ve süresine göre hesaplandığı açıklanmadan, temerrüt tarihi belirtilmeden ve icra takibinde yabancı para ve Türk Lirası için uygulanması istenen faiz oranları saptanmadan, icra takibindeki buna yönelik talebin doğru olduğu sonucunu doğurur şekilde itirazın iptâline karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.