YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6533
KARAR NO : 2008/1487
KARAR TARİHİ : 07.03.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında “sözlü” olarak yapıldığı ileri sürülen eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yanlar arasında “eser sözleşmesi” yapılmadığını; sözleşmenin dava dışı … adlı gerçek kişi ile yapıldığını ve öncelikle davanın aktif husumet yönünden; aksi halde de, raporlar arasında aykırılıklar bulunduğundan gerçek iş bedelini yansıtmadığını ve davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen sözlü sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; niteliğince, bir eser sözleşmesidir. HUMK’nın 288. maddesi hükmü gereğince, sözleşme konusu bedele göre davacının yanlar arasında akdi ilişki kurulduğunu yasal ve yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. HUMK’nın 289. maddesi gereğince, davalı tarafın açık onayı bulunmadığından; aynı Kanun’un 292. maddesi gereğince de “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde belge sunulmadığından yanlar arasında eser sözleşmesinin yapılmış olduğu, tanık delili ile kanıtlanamaz. Davacı vekili, 2.700,00 YTL tutarında davalı tarafından ödeme yapıldığını bildirmiş, ancak bu ödemenin iş bedeline mahsuben davacı şirkete ödendiğini kanıtlar yazılı belgeyi sunmamıştır. Davalı tarafından sözü edilen ödemenin davacı şirkete yapılmış olduğunun yazılı delille kanıtlanmış olması durumunda, bu kısım ödeme, akdi ilişkinin yanlar arasında kurulmuş olduğunu kanıtlar nitelikte yasal delil sayıldığından bu hususun mahkemece gözetilmemesi doğru olmamıştır. O halde, kısmî ödemenin yazılı delille davacı şirkete ödenmiş olduğunun davacı tarafça kanıtlanamaması durumunda; dava dilekçesinde davacı yasal delil kapsamında yemin deliline de dayanmış olduğundan, bedeli uyuşmazlık konusu olan sözleşmenin yanlar arasında yapıldığını kanıtlayabilmesi için davalıya yemin önerme hakkının bulunduğu mahkemece, davacıya hatırlatılması; “yemin işlemleri” sonucu varılacak sonuca göre yanlar arasında akdi ilişkinin kurulup kurulmadığının belirlenmesi gerekecektir.
Diğer yandan, hangi hukuksal sebeple davalının 29.06.2004 tarihinde borçlu temerrüdüne düşürüldüğünü kararda açıklanmamış olması ve ayrıca davalı tarafça yapılan 209,84 YTL yargılama giderinin davacı tarafça yapılmış olduğunun kabulü ile davacı giderine katılması da kabul şekli bakımından doğru değildir.
Kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.