Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7950 E. 2022/12348 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7950
KARAR NO : 2022/12348
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, Karabük Sigorta İl Müdürlüğü tarafından müvekkiline 2018/10812-10813-10814, 2019/11338 ve 2019/11854-11855-11856 Kardemir Karabük Spor Kulübü Derneğine ait ödenmemiş prim borcunu içeren ödeme emrinin gönderildiğini müvekkilinin kanuni temsilci sıfatının bulunmadığını, sigorta primlerinin ödenmemesinde haklı bir sebep bulunduğunu bu sebeple Karabük Sigorta İl Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili Kurum Karabük İl Müdürlüğünde 6632.78 ve 1028368.78 işyeri sicil no.su ile işlem görmekte iken hakkında 6183 sayılı Yasa gereği icra takibine başlanılan Kardemir Karabük Spor Kulübü Derneğinin borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi davacıya ödeme emrinin gönderildiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
1-Davanın kısmen kabulü ile;
A- Davacıya, Karabük Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2019/011338 takip numaralı ödeme emri, 2019/011854 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/1,2,3,7 dönem borçları yönünden, 2019/011855 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/1,2,3,7 dönem borçları yönünden, 2019/011856 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/1,2,3,7 dönem borçları yönünden ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline,
B- Davacıya, Karabük Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2018/010812, 2018/010813, 2018/010814 takip numaralı ödeme emirlerindeki 2018/4,5,6 dönem borçlarına yönelik davanın ayrı ayrı reddine,
2-Reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekili ile davalı kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin ödeme emrinden sorumlu tutulabilmesi için dernek tarafından ödememede haklı bir sebebin bulunmaması gerektiğini, derneğin ekonomik olarak güç durumda olması nedeni ile borcu ödeyemediğini, bunun haklı bir sebep olduğunu, ayrıca müekkilinin temsil ve ilzam yetkisi olmadığını, bu konuda yönetim kurulu kararı olmadığını, dernek tüzüğü uyarınca mali konularda sadece klüp başkanı,genel sekreter ve mali sekreterin sorumlu olduğunu, müvekkilinin temsil ve ilzama yetkisi olduğu düşünülse bile ödeme emirlerinden sorumlu olduğunun düşünelmeyeceğini, ilk etapta derneğe başvurulup başvurulmadığı derneğin ödeme emirlerini ödeme gücü bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmadan karar verildiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek bozulmasını talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; tüzel kişiliklerin yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzey yöneticileri şahsi malvarlıklarıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu halde temsil ve ilzama yetki olmadığı dönemler için sorumlu olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80’inci maddesi hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir. Aynı maddenin on ikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne ve 6183 Sayılı Kanunun mükerrer 35’nci maddesinde de “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.” hükmüne yer verilmiş, iş bu maddeye 4.6.2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen;
“(Ek fıkra: 04/06/2008 – 5766 S.K./4.mad) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 04/06/2008-5766 S.K./4.mad) Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz” beşinci ve altıncı fıkraların, 03/04/2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2015 tarih ve 2014/144 E. ve 2015/29 K. sayılı kararı ile iptallerine karar verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemelere göre, prim borçluları, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, kanuni temsilci ve üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 85’inci maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanununun 27’nci maddesi hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür.
Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, dernek niteliğindeki spor kulüplerinde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için kulübün “…temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi…” durumunda olunması gereklidir.” belirtilmiştir.
İnceleme konusu eldeki davada, davalı Kurumca davacı hakkında dava dışı Kardemir Karabük Spor Derneği’nin 2018/1,2,3,4,5,6,7. aylarına ait prim, işsizlik primi, idari para cezası ve damga vergisi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin davacı adına tanzim ve tebliğ edildiği, dava dışı Kardemir Karabük Spor Derneği karar defterine göre; 29.05..2018 tarihli ve 17 nolu kararla derneği temsil ve ilzam yetkisi verildiği, 29/08/2018 tarihinde yapılan genel Kurulda yeni yönetimin belirlendiği, davacının bu yeni yönetim içerisinde bulunmadığı anlaşılmış, mahkemece davacının 4,5,6 . aylar taahkuk eden borçlardan, temsil ve ilzam yetkisi bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, 1,2,3,7 aylar taahkuk eden borçlardan temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından sorumlu olmadığı, reddedilen miktar üzerinden %10 haksız çıkma tazminatı ödenmesi gerektiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; 2018/7. ayda tahakkuk eden borçların ödeme döneminin, bir sonraki ay sonuna kadar olması ve davacının bu dönem içerisinde yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle, 2018/7. aya ilişkin borçlardan da sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.