Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10334 E. 2022/13934 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10334
KARAR NO : 2022/13934
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
No :

Dava, Kurumca iptal edilen sigortalı çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, yersiz aylık nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili: davacının davalı kurumda 01.01.2014 yılından beri yaşlılık aylığı almakta iken kurumun 25.03.2018 tarih ve 215 sayılı işlemi neticesinde aylığın iptal edildiğini öğrendiğini, davacı tarafından 16.05.2018 tarihinde kuruma yazılı olarak başvurulduğunu, ancak davacının talebinin reddedildiğini, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, davalı kuruma prim borcunun olmadığının tespitine, yaşlılık aylığının devamına, ödenmeyen maaşların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP:
Davacının SGK denetmeni tarafından hazırlanan 25.01.2016 tarihli müfettiş raporu ile … … turizm şirketinde bildirilmiş olan 60 günlük hizmetin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine emeklilik şartları gerçekleşmediğinden aylığının iptal edildiğini bu nedenle yasal olmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
A.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece “Davanın reddine” karar verilmiştir.-
B.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Somut olayda; davalı … sicil nolu işyeri …. Tic. Ltd. Şti.’nden, davacının 20/06/2013-19/08/2013 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde düzenlenen, 25/01/2016 tarihli Denetmen raporu ile davalı … … Turz. İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin sahte işyeri olduğunun tespit edildiğinin bildirilmesi ile bu işyerinden yapılan tüm bildirimlerin iptal edilmesinin gerektiğinin rapor edildiği, bu rapor doğrultusunda da davacının 20/06/2013-19/08/2013 tarihleri arasındaki hizmetlerin iptal edilerek, yaşlılık aylığı şartlarını kaybettiği belirlenerek, yaşlılık aylığı kesildiği ve yersiz ödenen aylıkların borç çıkartıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada; mahkemece getirtilen ticaret odası kaydı, vergi dairesi yazısı, abonelik araştırması, zabıta araştırması ile dinlenen tanıkların anlatımları gözetilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; inceleme konusu davada, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli olmayıp, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkemece yapılacak iş;
1-Davacının iddiasının davalı şirkete ait tarlada işçi olarak domates, patlıcan toplama işinde çalışma şeklinde olduğu göz önüne alınarak, davacıya iptal edilen sürelerde, davalı Şirket adına nerede veya nerelerde çalıştığı yer sorularak çalışma yeri belirlenmeli, bu belirlemeden sonra, çalışmanın geçtiği yerlerle ilgili araştırma yapılarak, bu tarlaların bulunduğu yerde ve dava konusu çalışma döneminde görev yapmış muhtar, aza ile komşu tarla sahipleri araştırılıp belirlenerek tanık sıf atıyla bilgilerine başvurulmalı,
2- Davacıya bu çalışma dönemi içerisinde ücretini kimden aldığı sorulmak suretiyle ücretini aldığı kişiler tanık olarak dinlenilmelidir.
3-Olay ile ilgili ceza dosyası celp edilerek içeriği irdelenmeli, tanık ifadeleri değerlendirilmeli, dosyadan dinlenen tanıklar ile ceza dosyasından dinlenen tanıkların ifadeleri arasında çelişki bulunması halinde bu çelişki giderilmeli, gerekirse bu tanıkların tekrar ifadesine başvurularak davacının çalışmasının fiili olup olmadığı belirlenmelidir.
4- İptal edilen yaşlılık aylığı yönünden ise, 20/06/2013-19/08/2013 tarihleri arasındaki hizmetlerin fiili olmadığının anlaşılması halinde, iptale konu süreler/primleri dışlanmak suretiyle kalan bakiye prim gün sayısı ve sigortalılık süreleri gözetelirek davacının kısmi veya tam aylık koşullarını taşıyıp taşımadığı irdelenmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğininin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.