YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13689
KARAR NO : 2008/14713
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı …, dava konusu sulama kanallarını 15.01.2007 tarihli sözleşmeyle dava dışı … Genel Müdürlüğünden kiraladığını ayrıca davacı ile yapılmış 05.06.2007 tarihli sözleşmesi olduğunu, dava konusu saha ve kanallara elatması da bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, bilirkişinin 27.12.2007 tarihli rapor eki krokisinde kırmızı renkle taradığı sahadaki kanallara davalı birliğin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davacı kooperatif, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapılan 21.07.2004 tarihli kira sözleşmesini, davalı ise; dava dışı … Genel Müdürlüğü ile yapılan 15.01.2007 tarihli sözleşme ile 05.06.2007 günlü protokole dayanmıştır. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde dava konusu bilirkişi krokisinde kırmızı renkle taralı alan üzerinde yer alan kanalların kiralayan hangi idareye ait olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadığı gibi sözleşmelere de davacı kooperatife yer üstü sulama kanallarının davalı birliğe ise yer altı sulama kanalları kiralanmış iken bunun nitelendirmesi bilirkişilere yaptırılmamıştır. Diğer yandan taraflar arasındaki 05.06.2007 tarihli protokolün ne amaçla düzenlendiği ve eldeki davayı ne şekilde etkileyeceği yönü de araştırılmamıştır.
Konunun sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için HUMK.nun 275. maddesince bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektirdiğinden sözleşmelerin yorumunda yardımcı olmak üzere hukukçu ve inşaat mühendisi bilirkişilerin de yer alacağı kurul huzuru ile yerinde yeniden keşif yapılmalı, davaya konu alandaki kanalların yer üstü sulama veya yer altı sulama amaçlı olup olmadıkları bilirkişilere tespit ettirilmeli ve özellikle bu kanalların kiralayan hangi idareye ait olduğu ve kiralama yetkisinin hangi kurumda bulunduğu sorularak saptanmalı bundan sonra oluşacak sonuca uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yönler göz ardı edilerek dava eksik inceleme ve araştırmayla kabul edildiğinden, karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; hüküm kurulurken hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde gösterilmiştir. Özellikle yasanın 389. maddesine göre verilen kararda her iki tarafa yüklenilen hak ve borçların neler olduğunun karar yerinde hiçbir şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak şekilde açıkça yazılması gereğine değinilmiştir. Bu hükümden amaç tarafları ileride yeni bazı çekişmelerin içine düşürmemektedir. Oysa kurulan hükümde çekişme konusu kanalların hangileri olduğu gösterilmeden genel olarak saptanan sahadaki kanallara elatmanın önlenmesine karar verilmiş, kısaca hüküm açık-seçik olarak kurulmamış yasa hükmüne aykırı davranılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.