Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6138 E. 2006/7390 K. 26.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6138
KARAR NO : 2006/7390
KARAR TARİHİ : 26.06.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.4.2003 gününde verilen dilekçe ile zarar veren ağaçların kesilmesi suretiyle müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, müşterek sınıra çok yakın dikilerek deniz yönüne doğru görüşü kapayan ve ufku daraltan, ayrıca dalları ve kökleri ile davacı taşınmazına tecavüz eden davalı parselin bahçesindeki ağaçların kesilmek suretiyle müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların sınırına dikilen selvi ağaçlarının davacının sınırını aşmayacak şekilde yandan ve üstten sert şekilde budanması suretiyle vaki müdahalenin önlenmesine dair 28.5.2004 tarihli karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “çekişmeye konu ağaçların zemindeki yerleri fenne uygun biçimde işaret edilmemiştir. Hüküm yerinde yandan ve üstten sert şekilde budamadan söz edilmişse de, bununla neyin amaçlandığı anlaşılamamaktadır. Hükmün infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulması yasaya aykırı olduğu…” nedenleriyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak 20.12.2005 tarihli keşif sonucu ziraat mühendisi bilirkişinin 22.12.2005 tarihli raporunda “…. davalının parselinde bulunan iki adet çam ağacının manzara ve güneş açısından sorun oluşturmamasına karşılık mevcut durumları itibariyle olumsuz … şartları neticesinde yıkılma ve dallarının kırılma tehlikesi bulunduğundan, davalının onayı ile (boyunun kısaltılması ağacın kurumasına neden olacağı için) kesilmesinin uygun olacağı, manzara yönünden davacıya ait sınırlı ölçüdeki görüş açısını engellediği peyzaj açısından uygun olmayan ve iç karartan varlığı sebebiyle mevcut selvi ağaçlarının kesilmesinin ya da şu anki halleriyle sökülüp başka bir yere taşınmaları mümkün olacağından özellikle sağ ve soldaki selvi ağaçlarının 7-8 tanesi manzarayı engellemeyecek şekilde sökülmek suretiyle başka bir yere taşınarak dikilebileceği görüşünü taşımaktayım. Ek olarak uygun bitkiler seçilmek suretiyle her iki tarafından medeni bir yaklaşım sergilemesiyle ortak kararlar alınarak bahçe düzenlemesinin yapılmasının doğru olacağı görüşündeyim….” şeklinde mütalaada bulunmuş, 6.2.2006 tarihli ek raporunda ise, dava konusu 33 adet selvi ağacı ile 2 adet kızılçam ağacının kesilmesi halindeki toplam masraflar yine 33 adet selvi ağacının sökülerek taşınması ve 2 çam ağacının kesilmesi halinde toplam masrafların ayrı ayrı bedeli bildirilmiştir.
Mahkemece, “davanın kabulüne 1729 parsel ile davacıya ait 1735 parsel sayılı taşınmazların sınırına dikilen selvi ve çam ağaçları ile yapılan müdahalenin bilirkişi ziraat mühendisi … Orta’nın 22.12.2005 ve 6.2.2006 tarihli raporları doğrultusunda vaki müdahalenin menine” şeklinde karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Kararın hüküm fıkrasının HUMK.nun 388. ve 389. maddesi gereğince ihnfazda tereddüt yaratmayacak biçimde açık ve infaza uygun olması gerekir. Hüküm de verilen karar infaza uygun olmadığından bozulmalıdır.
II- Karara dayanak yapılan bilirkişi rapor ve ek raporu hüküm vermeye yeterli değildir. kesin olarak davalı parseline zarar veren ağaçların komşuluk hukuku çerçevesinde durumları incelenerek hangilerinin kesilmesi, hangilerinin budanması ve hangilerinin kaldırılıp nakledilmesi gerektiği uzman bilirkişice tereddüt doğurmayacak şekilde tespit edilerek denetime uygun rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken kendi içerisinde çelişkili olan ve hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak infazın nasıl yapılacağı belli olmayacak şekilde hüküm kurnulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.