YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2772
KARAR NO : 2008/2187
KARAR TARİHİ : 04.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı–karşı davalı … İnş. Taah. Alim. PVC Cam San. Tic. Ltd. Şti. davasında; yanlar arasında yapılan 02.11.2002 günlü sözleşme gereğince; … Belediye otel inşaatı markiz üzeri 1.ve 2. katlarında bulunan terasların demir doğrama, … konstriksiyon,boyalı trapez saç, alüminyum kaplama, imalat ve montaj işinin yapımını yüklendiğini, KDV dahil yaptığı iş bedelinin toplam tutarının 37.586.540.000 TL. olduğunu ve 05.08.2003 tarihli 07.0017 sıra numaralı fatura dayanak alınarak … 8.İcra Müdürlüğü’nün 2003/13800 talep sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine takip borçlusu davalı şirketin süresi içindeki vaki itirazı sonucu icra takibinin durduğunu,gerçekte (10.365,00)YTL.asıl alacağının ödenmediğini ileri sürerek; İİK, 67.md.hükmü gereğince, takip borçlusu davalının belirtilen uyuşmazlık konusu asıl alacak üzerinden itirazının iptaline ve yararına %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
… Tekstil Turizm İnş.San ve Tic.Ltd.Şti ise, karşı davasında;eksik ve kusurlu işler bedeli olarak toplam (16.192.005.777) TL. alacağın davalı-k.davacı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/45 Esas ve 2005/314 karar sayılı hükmü ile birleştirilen davada ise; … Tekstil Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. iş bedelinin … İnş. Taah. Alim PVC.Cam San. Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, … İnşaat. Taah. Alim. PVC Cam San. Tic. Ltd. Şti’nin davasının kısmen kabulüne ve … 8.İcra Müdürlüğü’nün 2003/13800 sayılı dosyası üzerinden takip konusu yapılan asıl alacağın (3.118,00) YTL. tutarındaki kısmı üzerinden takip borçlusu davalı şirketin itirazının iptâline ve davacı yararına %40 oranındaki (1.247,22) YTL icra inkâr tazminatına hükmolunmasına; karşı davanın açılmamış sayılmasına ve birleşen davanın kabulüne ve (9.826,00) YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiş; verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Yanlar arasında 02.11.2002 günlü adı yazılı sözleşme yapılmış; karşı davacı-davalı … Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. iş sahibi, … İnşaat. Taah. Alim. PVC Cam San. Tic. Ltd. Şti. ise, yüklenici sıfatlarıyla sözleşmeyi imzalamışlardır. Borçlar Kanunu’nun 355.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir “eser” sözleşmesi olan yanlar arasındaki sözleşmede iş bedeli tutarı gösterilmemiştir. İş sahibi, yüklenici tarafından dava ve icra takibine dayanak alınan faturada gösterilen bedelin yapılan işin bedeli olmadığını, işin eksik bırakıldığını ve faturanın kesinleşmediğini savunmakta; yüklenici şirket ise, faturada gösterilen iş bedelinin hakedildiğini ve istenebilir olduğunu ve faturanın kesinleştiğini ileri sürmektedir. O halde, yanlar arasında iş bedelinin tutarına yönelik olarak uyuşmazlık bulunduğu açıktır. Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmü gereğince, taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedelinin, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkemece belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, Borçlar Kanunu’nun 366.maddesi hükmünde öngörülen yasal yöntemle yüklenici şirketin hakettiği istenebilir iş bedeli alacağının tutarı saptanmamıştır. Bu yasal sebeple, yerinde uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre yüklenici şirketin yaptığı işin, varsa nefaset farkları da düşülerek, bedelinin belirlenmesi ve iş sahibi şirket tarafından yapılan ödeme tutarının mahsubunun gözetilmesi ve ödemelerden fazla tutarda iş yapılmış ve bedeli istenebilir olmuş ise; Mahkemece hakedilen iş bedeli alacağının tahsiline, aksi halde ise davacı-karşı davalı yüklenicinin davasının reddine karar verilmelidir.
Diğer yandan, iş bedeline ilişkin olarak yüklenici tarafından düzenlenen faturanın Türk Ticaret Kanunu’nun 25/3.maddesi gereğince kesinleşebilmesi için, bedele fatura konusu olan işin sözleşme ve yasal koşullarına uygun olarak yapılıp, iş sahibine teslim edildiğinin ve sekiz günlük süresi içinde de fatura kapsamına iş sahibinin itirazda bulunmadığının yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Somut olayda, fatura konusu işin tamamının yapılmadığı, bazı işlerin kusurlu yapıldığı savunulmaktadır. Bu nedenle ve ayrıca mahkemece de eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemiyle iş sahibi tarafından açılan dava kabul edilmiş olduğuna göre yüklenicinin icra takibi ve davasına dayanak aldığı faturanın kesinleşmesinden sözedilemez. İİK’nın 67.maddesi hükmü gereğince, takip alacaklısı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için gerçekleşmesi gereken koşullar kapsamında dava ve takip konusu alacağın likid yani takip borçlusu, davalı tarafça belirlenebilir olması zorunludur. Oysa, az yukarıda açıklandığı üzere; takibe dayanak alınan fatura kapsamı kesinleşmediği gibi, davası kabul edilen yüklenici alacağı, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmiştir. Bu sebeplerle, yüklenici davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Kararın bu sebeplerle iş sahibi davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Yüklenici şirketin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 356.maddesi gereğince, yüklenici imâlini yüklendiği işi, sözleşme ve yasa hükümleriyle fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak ve iş sahibinin amacına uygun şekilde tamamlanmış olarak ona teslim etmekle ödevlidir. Yüklenicinin yukarıda belirtilen özen borcuna aykırı olarak işi, eksik ve kusurlu yapması durumunda; iş sahibi, ayıplı işler için Borçlar Kanunu’nun 359 ve 362.maddesi hükümlerine uygun olarak süresinde yükleniciye ayıp ihbarında bulunması halinde aynı yasanın 360.maddesi hükmünde öngörülen haklarını kullanabilir ve eksik bırakılan işler var ise, kural olarak zamanaşımı süresi içinde eksik iş bedelinin ödetilmesini veya kendisi tarafından eksik işler giderilmişse tahsilinin yükleniciden isteyebilir. Ancak, Borçlar Kanunu’nun 98.maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 44.maddesi gereğince iş sahibi, zararın artmasına sebep olmamalıdır. İşin tesliminde yüklenici temerrüdü gerçekleştikten sonra, Borçlar Kanunu’nun 106.maddesi hükmünde kendisine tanınan haklardan birisi olan “akdin yerine getirilmesini” istiyor ise, makul süresi içinde eksik işlerin bedelini dava etmesi ya da eksik işleri tamamlaması gerekmektedir. Somut olayda, iş sahibi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucu verilen 24.10.2003 tarihli raporda, eksik ve ayıplı işler ayrımı açıkça yapılmadan, ilave tazminatların bayındırlık birim fiyatları esas alınarak bedelinin 4.181.124.107 TL. olduğu belirlenmiş olmasına karşın; iş sahibi karşı davacı şirket, dava dışı … A.Ş’ne işi yaptırdığını ve toplam 12.010.881.670 TL. ödediğini ileri sürerek 9.826,00 YTL. eksik ve kusurlu iş bedelinin tahsilini istemiştir.
Yukarıda açıklanan hukuksal ilkeler gözetilmeden her zaman alınması olanaklı bulunan fatura kapsamı, hükme dayanak alınarak karşı davacı şirketin davasının aynen kabulüne mahkemece karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, karşı davacının davasında da mahkemece yapılacak iş; yerinde uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla sözleşme ve yüklenici şirketin düzenlediği faturada gösterilen işler ve delil tespiti raporu dikkate alınarak, keşif yapılmak suretiyle ayıplı ve eksik işlerin ayrı ayrı belirlenmesi; gizli ve açık ayıplar var ise, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının saptanması ve süresinde yapılmış ise, eksik ve kusurlu işlerle ilgili açılması gereken davanın makul bekleme süresi ile eksik ve kusurlu işlerin giderim süresi ayıplı işlerden sorumluluk söz konusu değilse sadece eksik işlerin giderim süresi gözletilerek belirlenecek tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre eksik ve kusurlu işlerin bedeli saptanmalı ve varılacak sonuç itibarıyle iş sahibi şirketin davası hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan bu sebeplerle karar yüklenici davacı karşı davalı şirket yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentde açıklanın nedenlerle, iş sahibi davalı karşı davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın bu davalı-karşı davacı yararına;(2.)bentde açıklanan sebeplerle de temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı-karşı davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.