Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/9310 E. 2009/1570 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9310
KARAR NO : 2009/1570
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilen nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Somut olayda davalının yokluğunda verilen hüküm 18.04.2008 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, temyiz ise 02.05.2008 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. Bu nedenle 1.6.1990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’da göz önünde tutularak davalının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine;
2- Davacının temyizine gelince; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverene ait işyerinde matkap işçisi olarak çalışırken 05.07.2004 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazasında sağ böbreğinin alınması nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 18.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olması nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine ve 12.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
%23,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında, % 25 ve davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir.Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde taktir olunan manevi tazminat tutarının yeterli olmadığı, en az 15.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile; Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olması nedeniyle maddi tazminat isteminin reddine; 15.000,00-TL manevi tazminat tazminatın olay tarihi olan 05.07.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, maddi tazminatın reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacıların dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına;
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 425.70,00.-TL yargılama giderinden takdiren 353,31.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 810,00.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 243,00.-TL’nin indirimi ile kalan 567,00.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
5- Davacı tarafça yatırılan 243,00.- TL. nisbi harç ile 10.10 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 253,10.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya idesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 05.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.