Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/7555 E. 2009/2029 K. 16.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7555
KARAR NO : 2009/2029
KARAR TARİHİ : 16.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı işverene ait işyerinde çalışırken 20.10.2005 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle bir gözünü kaybettiğini ileri sürerek 200.00 TL maddi tazminat ile 50.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece 30.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline,maddi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 33 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenlerin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminatın yeterli olmadığı en az 45.000.00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
“1-Maddi tazminat talebinin( Kurum gelirleri ile karşılandığından) reddine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 45.000.00-TL manevi tazminatın 20.10.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine,
3-Alınması gereken 2430.00.-TL ilam harcından peşin alınan 675.00 TL’nin indirimi ile kalan 1755.00-TL ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 687.2 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak, 564.10- TL yargılama giderinin 507.69-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4700.00.-TL, vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalı … Kolektif Şirketine verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.