YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10791
KARAR NO : 2006/13044
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.04.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 11.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının yol genişletme çalışmaları sırasında adına kayıtlı 4 parsel numaralı taşınmaza müdahalede bulunduğunu, bir adet ceviz ağacının söküldüğünü ve … arkın kapatıldığını belirterek, elatmanın önlenmesi ve yıkılan ağaç bedeli olarak 300.00 YTL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıya ait taşınmazın 1.5 m2.lik kısmına yapılan müdahalenin önlenmesine, 300.000 YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, (kırmızı renk ile gösterilen) … arka elatmanın önlenmesine, mavi renk ile gösterilen kısma ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının tüm temyiz itirazlarının, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, bilirkişi raporunda kırmızı renk ile gösterilen arkın … olduğu iddiası ile elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuş ise de, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler dava konusu yere ilişkin bilgilerinin bulunmadığını söylemişler, tanıklar ise arkın davacı parselinin batı tarafında bulunan davadan sulama amaçlı olarak tarla sahipleri tarafından açılarak kullanıldığını, bir başka deyişle … olmadığını belirtmişlerdir. Söz konusu ark paftasında mevcut olan bir ark olmadığı gibi kadimde olmadığından bu kısma ilişkin davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığındın bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, davalının temyiz itirazlarının ise 2. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün bu yöne ilişkin olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının davalıya geri verilmesine, 14.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.