YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4999
KARAR NO : 2008/316
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı kira alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin kısmen kabule dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacak miktarı gösterilmek ve istenilmek suretiyle borçlu usulen temerrüde düşürülmelidir (BK. 101/I.md.). Somut olayda davacı, 17.01.2005 tarihli ihtarla alacağının 7 gün içinde ödenmesini istemiş, davalı da 31.01.2005 tarihli cevabî ihtarında ödeme yapmayacağını bildirmiştir. Bu durumda hüküm altına alınan alacağa temerrüdün gerçekleştiği 01.02.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Sözleşmede ayrıca hüküm bulunmadığı halde dönem sonu itibariyle ve infazda tereddüt yaratacak biçimde faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, düşülen hatanın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden hükmün HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “tahakkuk ettiği dönem sonu itibarı ile” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “01.02.2005 temerrüt tarihinden itibaren” tarih ve kelimelerinin yazılmasına ve hükmün değişik bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davalı sürede verdiği cevabında zamanaşımı def’inde bulunduğu halde mahkemece bu husus hakkında olumlu olumsuz karar verilmeden uyuşmazlığın esasının incelenmesi bozmayı gerektirdiğinden çoğunluğun aksine oluşan onama kararına katılamıyorum.