Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/1888 E. 2007/6343 K. 25.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1888
KARAR NO : 2007/6343
KARAR TARİHİ : 25.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 8.10.2003 gününde verilen dilekçe ile sınır tesbiti ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tesbit isteminin kabulüne, elatmanın önlenmesi isteminin reddine dair verilen 21.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … temsilcisi, köylerinin hudutları içerisinde kalan çekişmeli yerlere davalı köyün müdahale ederek bu yerlerdeki kullanıma engel olduğunu ileri sürerek, taraf köylerin sınırının tesbiti ile davalı köyün elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, 1.9.2006 günlü krokiye göre iki köy arasındaki sınırın tesbitine, elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiş, hükmü taraf köylerin vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, sınır tesbiti ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Dava konusu yerde davacı köyün hudutnamesi uygulamasına rağmen davalı köyün hudutnamesinin yerinde uygulaması yapılmamış, bu husus eksik bırakılmıştır. Mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının hudutnamedeki sınırları belirleme hususunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, taraf köyler dışından dava konusu yeri iyi bilir, yaşlı ve tarafsız komşu köylerden bilirkişiler tesbit edilip varsa taraf tanıkları da getirtilmek suretiyle mahallinde keşif yapılarak, her iki köyün hudutnameleri uygulanıp, fen bilirkişisinden tereddüt oluşturmayacak şekilde hududu net olarak gösterir kroki ve rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik
soruşturma ile hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava kısmen kabul kısmen reddedildiğinden kabul edilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu hususun düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine, 25.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.