YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7896
KARAR NO : 2009/6883
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 19.11.1997 tarihli sözleşme uyarınca davalının 617, 621 ve 2114 sayılı parsellerdeki arsa ve tapu payı devri karşılığında yapacağı inşaatın gecikmesinden kaynaklanan 58.500,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmesine göre inşaatın dubleks villa şeklinde yapılması kararlaştırılmış iken 03.12.2003 tarihinde alınan ilave inşaat ruhsatı ile inşaat alanının büyütüldüğü bilirkişi raporunda açıklanmıştır. İnşaatın fiilen büyütülmesinin süreye etki edeceği ihtimal dahilinde olduğundan mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak büyüme nedeniyle inşaat süresine eklenmesi gereken müddet için açılan dava reddedilmelidir.
Davada, davanın açıldığı 26.12.2005 tarihine kadar talepte bulunulduğu halde HUMK’nın 74. maddesine aykırı biçimde 31.12.2005 tarihine kadar geçen süre için hesap edilen alacağın hüküm altına alınması da doğru değildir.
Yine mahkemece davacı alacağına tespit tarihinden itibaren faiz yürütülmüş ise de tespit raporunda belirtilen meblağın ödenmesi istenmediğinden bu tarihin temerrüde esas alınması doğru olmamıştır. Davalıya gönderilen 31.10.2005 tarihli yazının tebliği araştırılıp verilen süre eklenerek bu tarihten itibaren faiz yürütülmeli, tebligat yapılmamış ise faiz dava tarihinden başlatılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.