Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/169 E. 2008/7696 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/169
KARAR NO : 2008/7696
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davalı kooperatifin iki adet beş katlı ve dört adet altı katlı bloklarındaki elektrik işlerinin davacı tarafından yapılmış olduğu ve dava konusu bakiye iş bedelinin davalı tarafından ödenmediği ileri sürülerek açılmış olup; 29.519,48 YTL alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.195,80 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davada, yanlar arasında “sözlü” eser sözleşmesi yapıldığı iddia olunmuş; davalı yanca da, bedeli uyuşmazlık konusu işin, davacının bu yöndeki iddiası doğrulanarak sözlü sözleşme uyarınca kısmen yapılmış ve bedelinin de ödenmiş olduğu bildirilmiştir. Ancak, mahkemece 24.09.1998 tarihli ve “elektrik tesisatı yapım sözleşmesi” başlıklı yanlar arasındaki sözleşmenin konusu işlerin bedelinin uyuşmazlık konusu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, 24.09.1998 günlü sözleşme kapsamı incelendiğinde; sözleşme konusu işin kooperatife ait 10 daire ile bodrumların elektrik tesisatı yapım işi olduğu ve iş süresinin ise 28.09.1998 ilâ 31.12.1998 tarihleri arasındaki süre olduğu ve bu sözleşmenin ifa ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Bedeli dava konusu olan işler ise, bilirkişi kurulu raporlarında ve dava dilekçesinde açıklandığı üzere; (6) adet blokların elektrik işleridir. Bu husus, tarafların da kabulündedir. Bu işlerin, yanlar arasında “sözlü” olarak yapılan ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere niteliğince ayrı bir “eser” sözleşmesi olan sözleşmenin konusu olduğu çekişmesizdir.
Davacı, 29.05.2003 havale tarihli delil tespiti incelemesi sonucu verilen bilirkişi raporunu dayanak alarak, KDV hariç 61.574.333.500 TL. toplam iş bedelinden davalı tarafından yapılan ödemelerin de mahsubunu yaparak 29.519.488.961 TL. alacağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Buna göre, davacının tahsil ettiği iş bedeli 43.138,22 YTL olmaktadır. Davalı iş sahibi kooperatifin ödemelerle ilgili davacının belirtilen bildirimini doğrular bilgi ve belgeler ise, dosya kapsamında mevcut değildir. Ancak, davalı yanlar arasında ikinci defa sözlü olarak yapılan sözleşme konusu işin tamamen yapılmadığını savunmaktadır.
Davalı iş sahibi kooperatif yönetim kurulunca alınan 13.06.2002 günlü ve (6) numaralı karar uyarınca yanlar arasındaki sözleşme geriye etkili olarak fesih olunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 108/I. maddesi hükmü gereğince, sözleşmenin feshi halinde sözleşmeyi bozan alacaklı, kendi borcunu ödemekten kaçınabileceği gibi, yapmış olduğu ödemeyi de geri isteyebilir. Yüklenici ise, Borçlar Kanunu’nun 61 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince ve haksız iktisap kuralları uyarınca yaptığı ve davalı tarafından kabul edilen veya kabulü gereken işlerin bedelini, iş sahibinden talep edebilir. Somut olayda da davacı yaptığı işin bakiye iş bedelini davalıdan tahsilini istemektedir.
Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmü gereğince, yanlarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedeli işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Somut olayda da iş bedeli tutarı yanlarca kararlaştırılmadığı gibi iş bedelinin miktarı ve yapılan işlerin kapsamına yönelik olarak yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Oysa, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun olarak düzenlenmemiştir.
Diğer yandan, yanlarca değişik bir düzenleme kararlaştırılmamışsa Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi gereğince, iş bedeli, işin teslimi zamanında ödenir. İşin parça parça teslimi yanlarca kararlaştırılmış ise, her kısmın bedeli o kısmın teslimi zamanında ödenir. Bu yasal nedenle, işin yapılarak iş sahibine teslim edildiğini ve iş bedelinin hak edildiğini ve istenebilir olduğunu yüklenici; iş bedelinin tamamen ya da kısmen yükleniciye ödenmiş olduğunu ise iş sahibi, yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir.
Davada, davacı tarafından temerrüt faizi istendiği halde faizle ilgili mahkemece olumlu-olumsuz bir karar da verilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yaptırılarak, davacının yaptığı tüm işler belirlenerek işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçleri itibariyle yüklenicinin hakettiği istenebilir iş bedelinin tutarının saptanması ve iş sahibi kooperatif tarafından yapıldığı kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile yüklenicinin hakettiği iş bedeli var ise dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; yüklenicinin hakettiği alacağının bulunmaması halinde ise, davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.