Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5999 E. 2008/7767 K. 30.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5999
KARAR NO : 2008/7767
KARAR TARİHİ : 30.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici tarafından üstlenilen çelik çatı imalâtının ayıplı ifa edildiği ve bu nedenle çöktüğü, davalının işi ayıplı ifa etmesi sonucu davacı iş sahibinin tazminat talep hakkı doğduğu sabittir. Mahkemece davacının uğradığı zararın tesbitinde Ağlasun Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1 D.iş sayılı dosyasında alınan 15.01.2004 günlü bilirkişi raporu esas alınmıştır. Davacı vekili 06.12.2005 tarihli dilekçesinde taleplerini açıklamış; 50.000,00 YTL hasar bedeli, 30.000,00 YTL hammadde zararı ve 20.000,00 YTL’de fabrikanın çalışmamasından kaynaklanan zararlarını dava konusu yaptığını bildirmiştir. Yukarıda ifade edilen davaya dayanak tesbit raporunda ise davacının çöken çatı nedeniyle, çatının yeniden yapılması için gereken bedel 74.262.027.527 TL, hammadde kaybı 2.520.000.000 TL, kâr kaybı 28.728.000.000 TL, işçilik zararı ise 3.640.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece talep aynen kabul edilmiş olmakla yukarıda işaret edildiği gibi çatı imâli ve kâr kaybı talepleri hakkında istemlerin aşıldığı, işçilik zararı konusunda ise istem olmadığı halde tesbit raporundaki bu kalem ayrılmaksızın hükmedilmesi nedeniyle istek dışı bir konuda karar verildiği, dolayısıyla HUMK’nın 74. maddesine aykırı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu yapılan istemler ve bu istemlerin aşılarak karar verilmesi yanında ayrıca, hükme esas alınan tesbit raporunda çatı imâli hesabının 2004 yılı fiyatlarıyla yapılması yerindeyse de hesapta olayda uygulanması mümkün olmayan bayındırlık birim fiyatlarının kullanılması da hatalı olmuştur. Yanlar arasında, yapılacak hesapta bayındırlık birim fiyatlarının uygulanacağına dair herhangi bir anlaşma bulunmamaktadır.
Keza davalının sorumluluğu sözleşme ilişkisinden kaynaklanmasına göre hükmedilen bedele BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken daha önce temerrüt oluşmadığı için dava tarihi yerine 27.12.2003 tarihinden itibaren faize karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
Son olarak belirtilen tesbit raporunda davacının kâr kaybı maddi dayanakları açıklanmaksızın ve Yargıtay denetimine elverişli olmayacak bir tarzda hesaplanmış olup bu yönüyle de hükme esas alınabilmesi mümkün değildir.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; konu hakkında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak, çatıda oluşan hasar bedelinin 2004 yılı serbest piyasa-mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplatılması, çöken yerin bir depo olduğu dikkate alınarak bu deponun çatısının çökmesi nedeniyle bağlı olduğu bildirilen fabrikada faaliyetlerin durmasına neden olup olmadığının, fabrikaya ait defter ve vergi kayıtlarının tetkiki ile belirlenerek, eğer bu çökme olayının fabrikanın faaliyetlerine etkisinin olduğu saptanırsa bunun bedelinin hesaplattırılması, HUMK’nın 74. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak ve faiz başlangıcının da dava tarihi olması gerektiği gözetilerek hükme varılması gerekir. Değinilen yönler nazara alınmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.