YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2427
KARAR NO : 2022/7925
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2020 tarih ve 2018/378 E- 2020/66 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.01.2021 tarih ve 2020/1080 E- 2021/83 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince ve davacı vekili tarafından da duruşmalı, olarak istenmesi üzerine duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … ile temsilcisi … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan demir bağlantı anlaşması uyarınca müvekkilinin 500.000 TL’yi ödediği halde davalının 416.666 kg. demir teslim etmesi gerekirken sadece 168.136 kg. demiri verdiğini, eksik teslim edilen demir bedeli için takip tarihindeki demir fiyatı üzerinden davalı aleyhine başlatılan takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında demir ticareti dışında bir çok ticaretin bulunduğunu, bu ticaret sebebiyle müvekkilinin davacıdan 1.497.931,44 TL alacaklı olduğunu, davacının talebi ile dava dışı Er-Ay İnşaat Ltd. Şti- 3 D Yapı İnşaat Ltd. Şti. ortak girişimine mal satıldığını, bedeli Er-Ay İnşaat Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyince davacının müvekkilinden tahsil etmek istediğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 21.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile WhatsApp mesajları ve bu mesajlar ile gönderilen hesap estreleri uyarınca müvekkilinin borçlu olmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya 500.000 TL verdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davalının dava konusu demirlerin davacıya teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, davalının dosyaya sunduğu mail ve WhatsApp yazışmalarının teknik bilirkişi aracılığı ile incelendiği, mailden bir suretin davacıya da gönderildiği, mailde Eray İnşaata 150 ton 180.000 TL ve 100 ton 120.000 TL olarak hesap yapıldığı, ton ve karşılığı bedelin taraflar arasındaki demir bağlantı sözleşmesi ile ve aynı tarihli telefon yazışmaları ile de uyumlu olduğu, dinlenen davacı tanığı beyanlarının da yazışmaları doğruladığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan demiri davacı tarafa teslim ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, dosyada bulunan imzası inkar edilmeyen 18.10.2016 ve 17.02.2016 tarihli ödeme makbuzlarıyla davacının davalıya 500.000 TL ödediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, usulüne uygun olarak tutulan davalı ticari defter ve kayıtlarının kendi aleyhine delil olabileceği, sunulan kayıt ve yazışma içeriklerine göre söz konusu demirin bizzat davacının talimatıyla dava dışı ortaklığa teslim edildiği hususunda açık bir talimat bulunmadığı, bu hususta davacının herhangi bir kabulünün olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki anlaşmaya göre kalan demir miktarının dava dışı ortaklığa bizzat davacının talimatıyla teslim edildiği hususunun davalı tarafça usulüne uygun olarak kanıtlanamadığı, bizzat kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 101.599,97 TL borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile, takibin 101.599,97 TL asıl alacak üzerinden devamına, talep doğrultusunda asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı, avans olarak verdiği 500.000 TL demir bedeli karşılığında kararlaştırılandan daha az demir teslim edildiği iddiasına dayalı olarak eksik kısma tekabül eden demir bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine de işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı ise, davacının talimatı ile bakiye demirlerin dava dışı Eray İnşaat Ltd. Şti- 3 D Yapı İnşaat Ltd. Şti. ortaklığına teslim edildiğini, bu ortaklığın davacının müşterisi olduğunu, eksik teslim bulunmadığına savunmuştur.
Karşılıklı edim içeren sözleşmelerde kendi edimini 3. kişiye ifa suretiyle yerine getirdiğini savunan taraf bu savunmasını ispatla mükelleftir. Somut olayda davalı şirket, savunmasının ispatı olarak WhatsApp yazışmaları ile davalıya e-posta yoluyla gönderilen demir ekstresini sunmuş, ayrıca tanık deliline dayanmıştır. Davacı, WhatsApp mesajlarının kendisinden sadır olmadığını, e-postanın alınmadığını iddia etmemiştir. Bu durumda anılan WhatsApp yazışmaları delil başlangıcı mahiyetinde olup, ilaveten tanık dinlenebilir. WhatsApp yazışmalarının dökümünün yapıldığı bilirkişi raporu ile e-posta içeriklerinden 11.11.2016 tarihi saat 09:26’da davacının, davalı şirket çalışanından “demir hesabının son ekstresini maille atmasını” istediği, aynı gün saat 12:41’de demir ekstresini de içeren iki adet excel belgesinin e-mail yoluyla iletildiği, bu ekstrede toplam 250 ton demir için “Eray” ibaresini de içeren şerhin bulunduğu, davacının bu içeriğe itiraz ettiğine dair bir yazışmaya rastlanmadığı, 25.12.2017 tarihinde davacı tarafından gönderilen mesajda “Eray inşaatın yüzünden patlamaya geldim. 2 senedir 500 binim duruyor. …. biz paramızı alamıyoruz….” denildiği anlaşılmaktadır. Davalı tanığı olarak dinlenen tanık … da Eray İnşaat firmasının sahibi olduğunu, 3 D İnşaatın alınan demirler karşılığı ödemede muhatap olarak davacıyı aldığı şeklinde davalının savunmasını teyit eder yönde beyanlarda bulunmuştur. Bu durumda davacının, davalıdan satın aldığı demirleri dava dışı firmaya sattığı, davalının da bu demirleri dava dışı firmaya teslim ettiği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu demir satışına ve uyuşmazlık konusu olmayan defter kayıtlarına dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine,08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.