Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12831 E. 2022/14783 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12831
KARAR NO : 2022/14783
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
No :

Dava, davacının … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi taraf avukatları tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, …’ın, Espiye ilçesi, Yeşilköy köyü, Cilt No:26 Hane No:7’de nüfusa kayıtlı … oğlu, 1965 doğumlu, … T.C. Kimlik Numaralı … ile evli iken eşinin 09/10/2015 günü vefat ettiğini, dava dilekçesine ekli olarak sunulan SGK hizmet dökümü ile anlaşılacağı üzere, müvekkilinin eşinin 1995 yılının Haziran ayından itibaren çeşitli yıllarda 2008 yılı Haziran ayına kadar toplam 291 gün 4/a sigortalısı olarak çalışıp prim ödediğini, ayırca ekli olarak sunulan sigortalılık tescil ve hizmet kaydının tespiti belgesine göre 28/10/2013 yılından itibaren … … numarası ile 108 gün 2926 sayılı … sigortalılığının mevcut olduğunu, davacının eşinin 18 ay askerlik yaptığını, bunun da 540 gün tekabül ettiğini, davacı müvekkillinin … prim borcunu ödemekle zaten yükümlü olduğunu, ödeyeceğini de 540 gün askerlik borçlanacağını, bunu da yatırmaya hazır olduğunu, bu sigortalılık hizmetlerinin birleştirilmesini istediklerini, birleştirme halinde toplam 939 gün olacağını, öncelikle 4/A sigortalılık hizmeti olarak 939 gün prim üzerinden borçlanma ve ödeme koşu ile davacının eşinden dul aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitini ve aylığın bağlanmasını istediklerini, bu görüş ve talebin kabul edilmediği takdirde ekte sunulan Espiye … Odası başkanlığı, 14/06/2016 tarihli belgesi uyarınca, davacının eşinin 18/07/2005 tarihinden itibaren ölüm tarihine kadar … odasına kayıtlı çiftçi olduğunu, ekli tapu kaydı fotokobisinden de anlaşılacağı üzere ölümünden önce adına kayıtlı ölümünden sonra mirasçılarına intikal eden Espiye Yeşilköy köyünde paydaş olduğu fındık bahçesi ve tarlaları olup, ölene değin …’ın … ile uğraştığını, Espiye … İl Müdürlüğünde 15/04/2014 tarihli … bulunan kayıtlı çiftçi olduğunu, davacının murisi olan eşinin 5510 sayılı Yasanın aradığı koşullarda … sigortalısı olanların sigortalılıklarında aranacak 7. – 8. ve 9. maddelerinde düzenlenene tüm belgelere ve şartlara sahip olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunun 05/03/2009 tarih ve 2009/37 sayılı Genelge şartlarını da taşındığını, davacı murisinin 2008 yılından önce ve sonra … ile de uğraştığını, 5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin aradığı belgelere sahip olan 2926 sayılı Yasaya tabi çalışanların sigortalılıklarının 5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında devam eder hükmü karşısında ve yüksek Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28/09/2010 tarih ve 2009/10265 Esas – 2010/61 Karar sayılı kararı gereği davacının murisinin 01/10/2008-03/03/2011 tarihleri arasında davacının eşinin … sigortalısı olduğunun kabulünün zorunluluk arzettiğini, 01/10/2008-03/03/2011 tarihleri arasından davacının eşinin … 4/B sigortalılığının tespitini istediklerini, bu tarihler arasında sigortalılık süresinin 870 gün olarak hesaplanmasınını istediğini, 291+108+540+870=1809 gün olduğunu, 01/10/2008-03/03/2011 tarihleri arasında davacının eşinin … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilir ise diğer hizmetlerinin de birleştirilerek 1809 gün üzerinden davacının … 4/B sigortalısı olarak emekli dul aylığı almaya hak kazandığının tespitine, borçlanma isteklerinin kabulüne, aylıklarının primlerinin ödendiği tarihten itibaren aylık ödenmesine karar verilmesini istediklerini, davacının kendisine dul aylığı bağlanması talebinin ekte sunulan … ……… İl Müdürlüğü 31/05/2016 tarih … sayılı yazıları ile ret edildiğini, öncelikle davacının eşi …’ın 4/A ve 4/B sigortalılık ve askerlik hizmetlerinin birleştirilmesi ile 939 gün 4/A sigortalısı olduğunun tespiti ile ölüm nedeni ile eşi olan davacının 4/A sigortalılığının dul aylığına hak kazandığının tespitine, bu görüşleri kabul edilmediği takdirde davacının eşinin 01/10/2008-03/03/2011 tarihleri arasında 4/B … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini, diğer sigortalılık hizmetleri ile birleştirme isteklerinin kabulü ile 1809 gün üzerinden ölüm nedeni ile davacının eşi …’ın 4/B sigortalısı emekliliğinin ve davacının dul aylığı almasına hak kazandığının tespitine, davacının borçlanma isteğinin kabulüne, dul ve yetim aylığının primlerin ödenme tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum, dava dilekçesi ve içeriğinden aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müvekkil kurumun yasalar gereği hareket ettiğini, mevzuatın izin vermediği bir işlem yapmadığını, suiniyetle hareket etmediğini belirtmiş; öncelikle davanın reddini, aksi takdirde kurum ve görevlilerinin kötü niyetle hareket etmemiş olmaları nedeni ile aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“ Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;
1-a) Davacının ölü eşinin … 4/1-b kapsamında 01.10.2008-03.03.2011 tarihleri arasında 873 gün sigortalı olduğunun tespitine,
b) 540 gün askerlik borçlanması ile birleştirilmesine,
c) Davacının dul aylığı bağlanmasının tespiti yönündeki talebinin 1800 gün prim şartı sağlanmadığından reddine, ” dair hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince;
1-Davacının istinaf dilekçesinin HMK’nın 352/1 maddesi uyarınca usulden reddine,
2-Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla H.M.K. 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına,
3-Davalının istinaf talebinin kabulü ile; davanın kısmen kabul – kısmen reddi ile;
a)Davacı murisinin 01.01.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında … 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Tespit edilen hizmet sürelerinin 540 gün askerlik borçlanması ile birleştirilmesine,
c)Davacının dul aylığı bağlanmasının tespiti yönündeki talebinin 1800 gün prim şartı sağlanmadığından reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, dul aylığı bağlanması yönündeki talebin reddinin hatalı olduğunu, aylık bağlanması için yeterli sigortalılık süresinin bulunduğunu belirterek;
Davalı vekili, eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verildiğini, davacı murisinin kurum kayıtlarına göre 28.10.2013 – 14.02.2014 tarihleri arasında 4/b kapsamında …’a tabi çalıştığını, mahkemece hatalı olarak 01.10.2008 – 03.03.2011 tarihleri arasında 873 gün sigortalılığının kabul edildiğini, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-İş bu husus yönünden davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleri ve 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendidir.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan… kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların … sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3.maddesinin (b) bendinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer… kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re’sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, … ve … idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, … satış kooperatifleri ve birliklerinin … Şirketi ve … kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) maddesinde, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı olacakları, anılan Kanunun 3. maddesinde ise tarımsal faaliyetin, “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,” ifade edeceği, 7. maddenin (b) bendinde sigorta hak ve yükümlülüklerinin “tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten” itibaren başlayacağı, 9. maddenin 1. fıkrasının 5. bendi gereği sigortalılığın “Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,” itibaren sona ereceği, 6. maddenin (ı) bendinde ise, Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, … işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin ve 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanların 5510 sayılı Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta hükümleri çerçevesinde sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.
Kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan ve bildirimsiz kalan sigortalılar için 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına eşdeğer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı “sigortalılığının tespiti” söz konusu olamayacaktır
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için, Mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; … Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve … kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
2-Dönem içinde … Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla “Tarımsal Amaçlı Kredi” kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
3-Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,
4-25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı … Kanunun 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun “Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi” başlıklı 52, “Zirai kazançta vergileme” başlıklı 53, ve “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun “Vergi kesenlerin sorumluluğu” başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere “Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94/11.maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler.” Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
5-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, … veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celp edilmeli,
6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı … Kanununun 22.maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe … Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ayrıca 2926 sayılı Kanunun 6.maddesinde belirtilen şekilde sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında … sigortalılığı ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu … sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, HGK.’nun 14.02.2007 gün, 2007/21-73-71 sayılı ve 14.03.2012 gün, 2011/10-804-152 sayılı kararları göz önünde bulundurularak sigortalılığın sona erdiği olgusu da dikkate alınmalıdır.
Dosya kapsamında; davacının eşinin 24.04.1995 – 30.06.2008 arasında 4/a kapsamında 291 gün, 28.10.2013 – 14.02.2014 tarihleri arasında 108 gün 4/b … kapsamında sigortalı bulunduğu, muafiyet belgesine istinaden 14.02.2014 tarihinde sigortalılığının durdurulduğu, … … … Müdürlüğü’nce eş …’ın fındık teslimatından dolayı 25.12.2008 tarihinde 118,64 TL prim kesintisi yapıldığı, kolluk araştırmasına göre tarımsal faaliyette bulunduğu, 12 dönüm civarında fındık bahçesinin bulunduğu belirtildiği, tanık beyanlarına göre tarımsal faaliyette bulunduğu anlaşılmış ise de; davacının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacıya ait edinim sebep ve tarihlerini de içerir tapu kayıtları da getirilmek suretiyle davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, yetiştirdiği bu ürünlerin nerelere satıldığı tespit edilmeli yine davacının ilgili meslek kuruluşlarına yapılan bildirimi ve /veya başvurusu da irdelenmek suretiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyet araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
2-Mahkemece; davacı murisinin tespit edilen hizmet sürelerinin 540 günlük askerlik borçlanması ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, dairemizce yapılan geri çevirmeye Kurum tarafından verilen 03.11.2022 tarihli cevabi yazıda; davacı murisi sigortalının sicil dosyasında askerlik borçlanması talebi olmadığının bildirilmesi karşısında; askerlik borçlanma süre ve tarihleri kurumdan sorularak tespit edilmeli;
3-5510 sayılı Kanunun geçici 2. Maddesinde; ”Bu Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce sigortalı veya iştirakçi olup 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından sonra aylık talebinde bulunanlardan farklı… kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.” demektedir.
2829 sayılı… Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli… kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.
Mahkemece; yukarıda anlatılan yasal mevzuat çerçevesinde; 1 ve 2 numaralı bozma gerekleri de yerine getirildikten sonra; davacı murisinin 4/1-a ve 4/1-b çalışmaları dikkate alınarak tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlanma koşullarının oluşup oluşmadığı usulünce irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 23.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.