Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/4729 E. 2007/8120 K. 24.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4729
KARAR NO : 2007/8120
KARAR TARİHİ : 24.12.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temiyz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat Sema Selçuk …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinin geç ifası nedeniyle haksız olarak kesilen cezai şartın iptâli ve fazla tahakkuk edilip mahsup edilen miktarın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında imzalanan 29.05.2002 gün 14810 yevmiye nolu sözleşmenin 10.maddesinde yüklenici firmanın işi süresinde bitirmemesi veya teslim etmemesi halinde her geçen gün için ihale bedelinin %o 3’ü (binde üç) oranında ceza kesileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmedeki işin bedeli KDV hariç 5.830.000.000.000 TL. olup bu bedel eserin tamamının teslimi halinde ödenmesi gereken götürü bedeldir. Mahkemece davacı yüklenicinin eseri tesliminde 40 günlük gecikmesinin olduğu kabul edilerek davalı idarenin bu süre için gecikme cezası uygulatmakta haklı olduğu kabul edilmiş ise de, Daire’mizin içtihat ve uygulamalarına göre (23.12.2004 gün 2004/2040 Esas, 2004/6727 Karar, 16.12.2004 gün 2004/2559 Esas, 2004/6536 Karar sayılı ilâmları) günlük gecikme cezasının
taahhüdün yerine getirilmemiş kısmı için belirlenmesi yerine tüm taahhüt bedeli üzerinden belirlenerek uygulanması doğru olmamıştır. Bu durumda belirtilen ilkeye uygun olarak hesaplama yapan 3.bilirkişi kurulunun 20.03.2006 tarihli ek raporundaki miktara göre davanın kısmen kabulü gerekirken yanlış değerlendirme sonucu tümden reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesindeki açıklamalara göre ve mahkemece de kabul edildiği gibi dava değeri 629.640,00 YTL olmasına rağmen 69.960,00 YTL üzerinden harç ödenerek dava açılmıştır. Harçlar Yasası’nın 32.maddesi hükmünce yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmeden müteakip işler yapılamayacağından mahkemece aynı Yasanın 30.maddesi uyarınca davacıya dava değeri üzerinden noksan harç tamamlattırılıp yargılamaya devam edilerek kabul ve red halinde avukatlık ücretinin harcı tamamlatılacak değere göre belirlenmesi, tamamlanmaması durumunda Harçlar Yasası’nın 30.maddesi yollaması ile HUMK.409.maddesinin uygulanması yerine kamu düzeninden olan noksan harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu açıdan davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına (3.) bent gereğince de davalı yararına BOZULMASINA, 500,00’er YTL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen diğer tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.