YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8902
KARAR NO : 2022/8980
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2015 tarih ve 2013/378 E. – 2015/102 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile davacı bankanın arasında imzalanan 18/04/2011 tarihli ve 27/05/2011 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri doğrultusunda taksitli ticari kredi ve ticari araç kredisi açıldığını ve kullandırıldığını, kredilerin teminatını teşkil etmek üzere borçlu şirkete ait … plakalı 2011 model, Ford marka araç kaydına davacı banka lehine rehin şerhi konulduğunu, borçlu şirketin kredi taksitlerini sözleşmede yer alan geri ödeme planına uygun olarak ödememesi üzerine … 1. Noterliği’nden 1354 yevmiye numaralı 21/02/2013 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile 26/02/2013 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin söz konusu ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi ödemede yapmaması üzerine … İcra Müdürlüğünün 2013/856 Esas sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, hesap kat ihtarnamesine herhangi bir itirazda bulunmayan davalının ihtannamede belirtilen alacağı faizi, fon ve gider vergileriyle beraber kabul ettiği halde kötü niyetle ödeme emrine itiraz ederek takibi sürüncemede bıraktığını ileri sürerek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesap kat ihtarnamesine 28/02/2013 tarihinde İzmir 25. Noterliği’nin 5931 yevmiye nolu ihtarname ile cevap verildiğini, hesap, ödeme ihtarı ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, bu nedenle davacı banka ihtarnamesiyle müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, temerrüt olmadığına göre temerrüt faizi gibi tüm ferilerin oluşmadığının açık olduğunu, davacının bahsettiği ihtarnamenin genel kredi sözleşmesine ilişkin müvekkil ile davacı banka arasında alacak borç ilişkisine ait olduğunu, herhangi bir şekilde rehine ilişkin ihtarname olmadığını, müvekkili ile banka arasında akdedilmiş bir rehin sözleşmesinin bulunmadığını, zaten davacı delilleri arasında bir rehin sözleşmesinin veya belgesininde olmadığını savunarak davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 27/05/2011 tarihli 29.000.- TL tutarlı ve 18/04/2011 tarihli 150.000.- TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmelerin borçlu şirketi temsilen …’ın imzaladığı, ayrıca …’ın anılan sözleşmeleri kefil sıfatıyla şahsen imzaladığı, sözleşmenin 9. maddesine göre bankanın dilediği anda kredilerin bir kısmını veya tamamını kesebileceği, vadesi belli borçlar için, bankanın kendisine ayrıca ihbarda bulunma yükümlülüğü olmaksızın vade gününden itibaren 44. madde koşullarında temerrüt faizi işlemeye başlayacağını müşterinin kabul edeceği şeklinde düzenlendiği, 44. maddesine göre de, müşterinin bu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarında hesap kapatma tarihinden kredinin tamamen geri ödeneceği tarihe kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt edeceği şeklinde düzenlendiği, davacı bankanın takipte yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi talep ettiği, bilirkişi hesaplamalarda akdi faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faizi oranı olarak uygulanmasının piyasa koşullarına uygun ve makul olacağı, davacı bankanın, davalı … Enternasyonal Tic. Tur. İnş. San. Ltd. Şti.’ne …’ın kefaletiyle … nolu 24 ay vadeli aylık %0,85 faiz oranlı 29.000.- TL tutarlı krediyi 27/5/2011 tarihinde açtığı, 21/2/2013 kat tarihi itibariyle borç toplamının 9.919,44 TL olduğu, yine aynı firmaya 793 … nolu 24 ay vadeli aylık %1,25 faiz oranlı 48.415.- TL tutarlı krediyi 23/6/2012 tarihinde açtığı, 29.000.- TL tutarlı kredi sözleşmesinin Motorlu Nakil Vasıtaları Rehni maddesindeki Motorlu Nakil Vasıtasının Markası Modeli Motor no şasi no ve plaka no kısımlarının doldurularak davalı şirketin rehin veren sıfatıyla yetkili imzasının atıldığı ve kaşesinin basıldığı, rehin alanın da Yapı Kredi Bankası … Şubesi olduğunun belirtildiği, … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 24/3/2014 tarih yazısına göre de, krediye konu … plakalı aracın 27/5/2011 tarihinde 170945 sayılı evrak mucibi olarak siciline rehin kaydının tescil edildiği, davalı … Enternasyonal Tic. Tur. İnş. San. Ltd. Şti.’ne verilen kredilerin geri ödemesi yapılmadığından, … Birinci Noterliği’nin 21/2/2013 tarih ve 1354 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, anılı ihtarnamenin 26/2/2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle hesapların muaccel hale geldiği, kat tarihi itibariyle (21/2/2013) toplam 53.949,51 TL alacağın 24 saat içinde ödenmesinin talep edildiği, verilen sürede borç ödenmediğinden davalı Şirketin 28/2/2013 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, Bankanın uyguladığı yıllık %94,5 oranındaki temerrüt faizi oranının pek fahiş olduğu ve uygulanan akdi faiz oranlarına %50 ilave edilerek bulunacak rakamın temerrüt faizi olarak uygulanmasının piyasa şartlarına uygun ve makul olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının … İcra Müdürlüğünün 2013/334 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İtirazın Kısmen İptali ile Takibin 53.128,48 TL asıl alacak, 814,27 TL Temerrüt Faizi, 40,71 TL BSMV ve 212,87 TL İhtar masrafı olmak üzere toplam 54.196,27 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı itirazında kısmen haksız olduğundan kabul edilen takibe konu asıl alacak olan 53.128,48 TL’nin %20’si olan 10.625,68 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı ….İnş. San. Ltd. Şti. 21/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği … Ticaret Sicil Müdürlüğünce 24/10/2014 tarihli ve 8680 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nin 88. sayfasında ilan edildiği, davalı şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kalkması nedeniyle şirketin vekillik sıfatının da kendiliğinden sona ermesi, sonradan ihya edilen davalı şirketin tasfiye memuru tarafından da temyiz başvurusunda bulunmaması nedeniyle usülüne uygun bir temyiz istemi bulunmadığından davalı şirket yönünden temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının temyiz istemine gelince; dava, genel kredi sözleşmesi ile ticari araç kredisi sözleşmelerine dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla yapılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın uyguladığı yıllık %94,5 oranındaki temerrüt faiz oranının pek fahiş olduğu bu nedenle tespit edilen uygulamadaki akdi faiz oranlarına %50 ilave edilerek bulunacak rakamın temerrüt faizi olarak uygulanmasının piyasa şartlarına uygun ve makul olacağı belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dayanağı kredi sözleşmesinin temerrüt faizi ve oranı başlıklı 44. maddesinde “Müşteri, işbu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma(hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap katma tarihinden, bu Sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA’ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, BANKA’nın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 (yüzdeelli) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder” düzenlemesine yer verilmiştir. Benzer düzenlemenin taraflar arasında düzenlenen diğer sözleşmenin 45. maddesinde de düzenlendiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın temerrüt faiz oranına ilişkin takipte talep ettiği %94,5 oranının fahiş olduğu, tespit edilen akdi faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faiz oranı olarak uygulanmasının piyasa koşullarına uygun ve makul olacağı şeklindeki sözleşme ve yasal mevzuata aykırı görüşü benimsenerek karar verilmiştir. Öncelikle davacı bankanın ticari kayıt ve belgelerinin yerinde bankacılık alanında uzman bilirkişi aracılığıyla incelemesi yaptırılarak davacı bankanın aynı tür kredilerin aynı dönem için uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının tespit edilmesi, ayrıca TCMB’ye bu kredilere yönelik uygulanacak akdi ve temerrüt faizi oranlarının bildiriminde bulunup bulunmadığının da sorulmak suretiyle tespit edilen temerrüt faiz oranlarından en düşük olanı esas alınmak suretiyle hesap konusunda denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle usulüne uygun olmayan davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.