Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/7361 E. 2007/1286 K. 28.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7361
KARAR NO : 2007/1286
KARAR TARİHİ : 28.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan Daire’mizin 16.02.2004 tarih ve 2003/4053 Esas, 2004/723 Karar sayılı bozma ilâmında; davacının nama ifa anlamına gelen dava dilekçesindeki talebinin hüküm altına alınma olanağının olmadığı, ancak açılan davadaki talebin içinde davacının … bedelinden kalan alacağı varsa davadaki istemin bu biçimde değerlendirilerek inceleme yapılması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece yapılması gereken …; “bilirkişiden ek rapor alınarak, işin bedeli götürü olduğundan, götürü bedele göre davalının işi getirdiği fiziki seviyenin bulunması, bunun götürü bedele orantılanarak davalı alacağının saptanması, yapılan ödemelere göre bulunan alacaktan davacıya iadesi gereken bir bölüm varsa bunun hüküm altına alınması” olduğu vurgulanmıştır.
Bozma ilâmına mahkemece uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, mahkemenin Yargıtay Daire’since verilen bozma kararına uyması halinde o kararda belirtilen şekilde inceleme yaparak yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Usuli kazanılmış hak olarak
tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Ne varki mahkeme az yukarıda açıklanan bozma ilâmında işaret edilen hususları noksansız olarak yerine getirmemiştir. Bozma ilâmından sonra yapılan yargılamada 2 kez bilirkişi incelemesi yapılmışsa da, bilirkişi raporlarında davalı yüklenici alacağı bozma ilâmında gösterilen yönteme göre belirlenmemiştir.
O halde mahkemece Daire’mizin bozma ilâmına uyulduğuna göre, bozma ilâmında yazılı olduğu şekilde, işin bedeli götürü olduğundan, davalının işi getirdiği fiziki seviye yüzde olarak bulunmalı, bulunacak oran götürü bedele uygulanarak davalı alacağı saptanmalı, yapılan ödemeler dikkate alınarak davacı … sahibine iadesi gereken bir bölüm varsa bu hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.