YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3049
KARAR NO : 2008/6315
KARAR TARİHİ : 24.10.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yapıldığı ileri sürülen sözlü sözleşme gereğince; davacının, davalıya ait … İlçesi sınırları içinde bulunan (3) adet villanın iç ve dış kaba-ince sıvalarının yapımı, villaların teraslarının izolasyon ve şap işleminin yapılması; villaların zeminlerinde yapılacak kalebodur için tasfiye işlerinin yapımını davalının yüklenmesi ve işi yaparak teslim etmesi sebebiyle hak edildiği iddia olunan iş bedelinden ödenmeyen 3.200,00 YTL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yanca, yapıldığı iddia olunan tüm işlerin yapılmadığı ve 80 m2 yüzölçümlü sıva işinin de eksik bırakıldığı ve yapılan tüm iş bedelinin ödendiği savunularak; davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmüne göre işin bedeli ispat edilemediğinden ve ayrıca uyuşmazlık konusu alacağın hak edildiğinin ve istenebilir olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığından bahisle dava reddedilmiş ve verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Az yukarıda belirtilen işlerin davacı tarafından yapılmasına ilişkin yanlar arasında “sözlü” olarak sözleşme yapıldığı çekişmesizdir. Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlanan bu eser sözleşmenin iş sahibi olan tarafı davalı; yüklenici tarafı ise davacıdır.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinin tutarıyla bedelin ödenip- ödenmemesi hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, iç sıva bedelinin 5,00 YTL/m2, dış sıvanın 7,00 YTL/m2 ve diğer işlerin ise 4,00 YTL/m2 birim fiyatı üzerinden yapımı hususunda anlaştıklarını iddia etmekte; davalı iş sahibi ise yapımı yüklenilen tüm işlerin 10.000,00 YTL bedelle yapılmasını tarafların kabul ettiklerini savunmaktadır. Davalı yanca, işin malzemesiz olarak davacı tarafından yapılmış olduğu savunulmadığına göre; kural olarak sözleşme konusu işin yüklenici tarafından malzemeli olarak yapımının üstlenilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmü gereğince, taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan iş bedeli, işin yapıldığı zamanki serbest piyasa rayiçlerine göre, bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu, mahkemece belirlenir. İş bedelinin tutarında, taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğuna göre açıklanan yasal yöntemle davacı yüklenicinin yaptığı iş bedelinin tutarı Mayıs 2006 ayı itibariyle mahkemece belirlenmelidir.
Davacı yüklenici tarafından, davalının 19.09.2006 tarihinde yaptığı 1.286,50 YTL ve 12.09.2006 tarihinde yaptığı 1.500,00 YTL tutarlarındaki ödemeler kabul edilmiştir. Diğer yandan 2.200,00 YTL tutarında kendisine elden yapılan ödemeyi davalı savunduğu halde; davacı ödemeyi kabul etmiş ancak miktarını açıklamamıştır. O halde 2.200,00 YTL tutarındaki davalı ödemesinin de kabulü gerekir. Davalı tarafından 14.08.2006 tarihinde 2.986,50 YTL, 14.09.2006 tarihinde de 1.986,50 YTL ödeme yapıldığı savunularak PTT tahsilat-ödeme belgeleri sunulduğu ve PTT’den sorulması istenildiği halde, belirtilen miktarlardaki ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığı hususu mahkemece araştırılmamıştır.
Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi gereğince, başka bir ödeme şekli taraflarca kararlaştırılmamış ise, iş-eserin bedeli; yüklenici tarafından, iş-eserin iş sahibine teslimi zamanında istenebilir. Bu yasal nedenle, iş-eserin yapılarak teslim edildiğini hak edilen iş bedelinin istenebilir olduğunu yüklenici; istenebilir hak edilen iş bedelinin ödendiğini ise, iş-eser sahibi yasal delille kanıtlamakla ödevlidir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yasal yöntemle Borçlar Kanunu’nun 366. maddesine uygun şekilde yerinde keşif yapılmak suretiyle uzman bilirkişi aracılığıyla yüklenicinin yaptığı işin ve bedelinin belirlenmesi; belirlenecek iş bedeli tutarından, ödendiği sabit olan ödeme tutarı ile ödendiği savunulan diğer ödemelerin PTT İdaresinden soruşturularak davacıya ödenmiş olduğunun tespiti halinde tüm ödemelerin mahsubu yapılarak, davacının ödenmeyen iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığının saptanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.