YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2639
KARAR NO : 2008/4053
KARAR TARİHİ : 17.06.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davacının, Elmadağ-Karacahasan Köyünde bulunan davalıya ait bağ evinin inşaat işlerini yapması sebebiyle ödenmediği ileri sürülen iş bedelinin tahsili istemiyle, Elmadağ İcra Müdürlüğü’nün 2007/838 takip sayılı dosyası üzerinden adi takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmü gereğince iptâline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının yetki itirazı kabul edilerek; uyuşmazlığın çözümünde Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, yanlar arasında “sözlü” olarak yapıldığı ileri sürülen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. HUMK’nın 9. maddesi uyarınca her dava, kural olarak davalının ikâmetgahı mahkemesinde açılır. Sözleşmelerden doğan davalar, ayrıca sözleşmenin icra olunacağı yani işin yapılacağı yer mahkemesinde de görülebilir (HUMK.m.10). Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa, o yer mahkemesi de yetkilidir (HUMK.m.20).
Alacak davaları, kamu düzeni ile ilgili olmadıklarından, davacı tarafın, bu mahkemelerden birinde davasını açmak konusunda seçimlik hakkı vardır.
Somut olayda, yanlar arasındaki akdi ilişki açıkça inkâr edilmediği gibi, sözleşmenin icra edildiği yani sözleşme konusu işin yapıldığı yer Elmadağ İlçesi sınırları içinde kalmaktadır. Davacı da, seçimlik hakkını kullanarak akdin ifa yeri olan Elmadağ İlçesi Sulh Hukuk Mahkemesinde davasını açmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu halde, mahkemece uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken, davalının yerleşim yerinin Ankara olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, icra takibine karşı yapılan itiraz kapsamında; davalının yetki itirazı bulunduğu ve mahkemece de davalı tarafından bildirilen yerin icra takibinde de, davada da yetkili yer olduğu kabul edildiği ve yetkili yer icra dairesinde başlatılan bir icra takibi bulunmadığı halde; icranın yetkisizliği sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.