YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2467
KARAR NO : 2008/4095
KARAR TARİHİ : 18.06.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1- Mahkemece verilen 21.09.2006 tarih, 2005/2215 esas ve 2006/1603 sayılı karar, davalı Toprak Moda Sanayi ve Tekstil Ticaret Ltd. Şti. vekili avukat Serdar Özderoğlu tarafından 31.01.2007 tarihinde temyiz edilmiş; ancak HUMK’nın 437. maddesi hükmünde öngörülen sekiz günlük temyiz süresinden sonra kararın temyiz edilmiş olduğu gerekçesiyle mahkemenin aynı sayılı ve 25.04.2007 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve verilen bu karar da yasal süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin verdiği uyuşmazlığın esasına ilişkin 21.09.2006 günlü karar davalı şirkete 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi hükmü gereğince 21.11.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava dosyası kapsamı incelendiğinde; mahkemece 7201 sayılı yasa hükümlerine uygun şekilde tebliğe yarar adres araştırılması yapılmadan kararın davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu ve işlemlerin Tebligat Yasası hükümlerine aykırı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu hukuksal sebeple, temyiz eden vekilinin, mahkeme kararını 31.01.2007 tarihinde aldığını ve kararın bu tarihte davalı vekiline tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine yönelik olarak mahkemece verilen 25.04.2007 tarihli kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmektedir.
2- Davalı şirket vekilinin uyuşmazlığın esası hakkında mahkemece verilen 21.09.2006 günlü karar hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesi gelince:
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davalı şirketin tebliğe yarar adresi “Mermerciler Sanayi Sitesi 1.Cad. Konyalılar İş Merkezi No: 1 Kat: 4 Daire 13 Yakuplu/Büyükçekmece-İstanbul” olarak gösterilmiş, ve davalıya gösterilen bu adres üzerinden dava dilekçesi örneğini içeren duruşma gün ve saatini bildiren ebligat gönderilmiş; 13.12.2003 tarihi itibariyle davalı şirketin adresini terketmesi sebebiyle tebliğ memurluğunca muhtarlığa tebligat bırakılmış ve mahkemece, başkaca adres araştırması yapılmadan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi hükmü gereğince davalı şirkete tebligat yapılmıştır.
Dava dilekçesinde gösterilen adresin davalı şirketin ticari sicili memurluğu nezdinde tutulan sicil kayıtlarında yazılı adresi olup olmadığı mahkeme tarafından ilgili ticaret sicili müdürlüğünden sorulmadan ve zabıta araştırması dahi yapılmadan davada, davalı şirkete 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi hüküm gereğince tebligat yapılmıştır. Oysa, dosya kapsamındaki Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 13.12.2006 günlü sayısındaki bilgilerden, davalı şirketin dava dilekçesinde gösterilen sicil adresini 01.12.2005 tarihinden itibaren değiştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece Tebliğat Yasası’nın 35/1.2.maddeleri hükümlerine uygun şekilde tebliğe yarar adres soruşturması yapılsa idi, davalı şirketin değiştirilen yeni adresinin Ticaret Sicili Müdürlüğünden tespitinin mümkün olacağı kuşkusuzdur, O halde mahkemece, açıklanan şekilde adres araştırması yapılmadan davalı şirkete tebliğ yapılmış olması doğru olmamıştır. Dava dilekçesinin kanun ve tüzük hükümlerine uygun ve hiçbir kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde davalıya tebliğ edilmesi, savunmasının yapılması olanağının sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde uyuşmazlığın esasının incelenip mahkemece bir hüküm kurulması HUMK’nın 73.maddesi hükmü gereğidir. Çünkü, anılan yasa hükmü uyarınca taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça, haklarında hüküm kurulamaz. Taraf teşkili dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilmesi gerekir. Açıklanan bu sebeplerle davalının, savunma hakkı kısıtlanmış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2007 günlü ve 2005/2215 esas ve 2006/1603 sayılı ek kararın bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA; (2.) bentte açıklanan sebeple anılan mahkemece verilen 21.09.2006 günlü, 2005/2215 esas ve 2006/1603 sayılı karara yönelik davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA; bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.