Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3195 E. 2008/4578 K. 08.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3195
KARAR NO : 2008/4578
KARAR TARİHİ : 08.07.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapıldığı bildirilen ve … 5. Noterliği’nin 10971 yevmiye numaralı işlemiyle onaylanan 17.07.2003 tarihli sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi sonucu uğranıldığı ileri sürülen 229.627,32 YTL maddi zarar ile 10.362,68 YTL kâr mahrumiyetinin toplamı olan 240.000,00 YTL maddi tazminatın, sözleşmenin feshi tarihinden itibaren geçerli olmak üzere en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı …. Üniversitesi Rektörlüğü’nün Araştırma-Uygulama Hastanesi’nin sabit götürü bedel ile anahtar teslimi suretiyle inşaatının davacı şirket tarafından yapılması için yanlar arasında 17.07.2003 tarihli sözleşme yapılmış ve … 5. Noterliğince de 10971 yevmiye numaralı işlem ile sözleşme onaylanmıştır. Yanlar arasındaki sözleşme, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine ve özellikle 41 ve izleyen maddelerine uygun şekilde yapılmış ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda öngörülen sözleşme tipine uygun olarak da sözleşme düzenlenmiştir. Yapım sözleşmesi taraflarca imzalanmış ve yukarıda açıklandığı üzere noterce de onaylanmıştır. Borçlar Yasasının 1. maddesi hükmü gereğince, iki taraf karşılıklı ve uygun olarak onaylarını bildirince sözleşme yapılmış olur. Somut olayda, 4734 ve 4735 sayılı yasa hükümlerine uygun olarak ihalesi yapılan yapım işine ilişkin sözleşmenin yanlarca imzalanmış olması sonucunda sözleşme, özel hukuka tâbi nitelik kazanmış olur ve bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da özel hukuk kurallarının uygulanması gerekir.
Mahkemece, “ihalenin bağlanmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmış ise de, idare ile gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılacak sözleşmenin imzalanmasından önce ve ihale aşamasında ihale ile ilgili idarece yapılan işlemler “idari işlem” sayıldığından bu aşamada gerçekleşen uyuşmazlıklarda idari yargı yeri görevli olur. Çünkü 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (1 ve 2.) maddeleri hükümlerinden idari işlemlerin iptali; idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan tam yargı ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşması ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden doğan davalar idari yargıda açılabilir. Az yukarıda açıklandığı üzere, yanlar arasında yapım işine ilişkin yapılan sözleşme özel hukuk kurallarına tâbi olan bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin 5. maddesi hükmünde öngörülen şart, Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere “erteleyici şart” niteliğindedir. Açıklanan tüm bu hukuksal nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlık, özel hukuk kurallarına uygulanmasını gerektiren ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlanan “eser” sözleşmesi kapsamında sayılan bir yapım sözleşmesi olduğundan, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı görevli değildir. O halde, mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken; davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.