Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10507 E. 2022/14342 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10507
KARAR NO : 2022/14342
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi 3.kişiler ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen dosyada dava, üçüncü kişilerin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı üçüncü kişiler ile borçlu arasında muvazaalı bir işleme veya organik bağa rastlanmadığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyada istihkak davasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği ve ihtirazi kayıtla alacaklıya ödenen 267.500TL’nin davacıya iadesine hükmedildiği, karara karşı davalı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, asıl ve birleşen dava dilekçesinde haricen ödenen para yönünden istirdat talepli dava bulunmadığı, bu nedenle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığı karar verilerek dava konusu olan haczedilen mallara ilişkin istihkak iddiasına ilişin olarak davacılar ile borçlular arasında organik bağ kurulamadığı, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacı şirketlerin borcun doğum tarihinden öne kurulduğu, bir kısım mahcuz malların davacı şirketlerin envanterinde bulunduğu belirtilerek davalı alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, asıl ve birleşen davada istihkak davasının kabulü ile mahcuz mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı tebliğ edilmeyen borçluların, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçluların davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı üçüncü kişiye süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Bozma neden ve şekline göre davalı alacaklı ve davacı 3. kişilerin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 6.7.2022 tarih ve 2021/2391 Esas 2022/2421 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması
gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre davalı alacaklı ve davacı 3. kişilerin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.12.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.