Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3571 E. 2022/5649 K. 08.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3571
KARAR NO : 2022/5649
KARAR TARİHİ : 08.09.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 19.01.2021 tarih ve 2020/1310 E. – 2021/5 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin kuruluş aşamasında şirketin giderleri için bankadan kredi kullanılması gerektiğini, davalının da kendisine ait evi bankaya ipotek ederek kendi adına fakat şirket menfaatine kredi kullandığını, bunun karşılığında şirkete ait çekin düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davacı şirketin kredi taksitlerini düzenli olarak ödediğini, ancak davalının, söz konusu teminat çekine istinaden davacı şirket hakkında takip başlattığını, çekin düzenlenme tarihi ile ipotek karşılığı kullanılan kredinin tarih aralığının aynı olduğu, bu durumun, çekin, teminat çeki olduğunun ispatı olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıya kambiyo senedine dayalı borcu bulunduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu, bunları yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu ,davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle talimat mahkemesi aracılığıyla çıkarılan yemin davetiyesinin HMK’nın 228/2 maddesindeki koşulları taşımadığı,usulüne uygun yemin davetiyesinin tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.