YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5966
KARAR NO : 2022/6681
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/08/2014 tarihinde verilen dilekçeyle tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/02/2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
1.DAVA
1.1. Davacı vekili, müvekkilinin Aksaray Merkez, … Mahallesi, 108 pafta, 347 ada, 60 parsel sayılı taşınmazın 400 m2’lik hissesini 21.04.1987 tarihinde bedelini ödeyerek Aksaray Belediyesinden satın aldığını, kendisine tapu tahsis belgesi verildiğini, müvekkilinin 1987 yılından beri sözkonusu taşınmazın malik sıfatı ile zilyedi olduğunu, sözkonusu taşınmazın Aksaray Belediyesi tarafından Maliye Hazinesine devredildiğini, daha sonra yapılan 18. madde uygulaması sonucu taşınmazın 7381 ada, 2 parsel numarasını aldığını ve yüzölçümünün 260 m2’ye düştüğünü ileri sürerek Aksaray Merkez, … Mahallesi, 7381 ada, 2 parselin 260/1977,55 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2.CEVAP
2.1. Davalı …;, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmadığını, yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olduğunu, tapu tahsis belgesinin varlığının, tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tesisi için yeterli olmadığını, tahsise konu yerde 3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı işlemler ve İmar Kanununun bir maddesinin değiştirilmesi hakkında kanun uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, ilgilisine tapu tahsis belgesi gereğince, bir başka yerden tapu tahsisi yapılmamış olması, tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmamış olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.2. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili; dava konusu taşınmazın tapuda … adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, tapu tahsis belgesine dayanılarak istemde bulunan davacı adına tescil kararı verilebilmesi için tahsis bedelinin ödenmiş, taşınmazın bulunduğu yerde 2981 sayılı Kanuna göre imar geçirilerek önceden tahsis yapılan kişilere verilen yerler imar planında müstakil parsel olarak gösterildiğini ve bağımsız tapuların oluşturulmuş olması ve ayrıca tahsise konu yerlerin kamu hizmetine ayrılmamış olması imar planına göre konut alanda kalması gerektiğini, davacının iadesini talep ettiği bedelin taşınmaz bedeli değil, müracaat masrafı olduğunu, bu bedelin iadesinin mümkün olmadığını, davacının 2981 sayılı Yasadan faydalanmayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesince; dava konusu taşınmazın imar planında konut alanında kaldığı, mahkemece yapılan keşif sonucunda tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olduğu, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğu, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı ve davacıya tahsis belgesi karşılığı başka bir taşınmaz verilmediği, taşınmazın ilk imar planın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan İmar Kanunu itibariyle mera vasfından çıkartıldığı, tahsis işleminin belediye tarafından yapılması sebebi ile Aksaray Belediye Başkanlığının hasım olarak davada yer alması gerektiği, tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu gerekçelerine dayanarak davanın kabulü ile, Aksaray ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, 7381 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın 260/1.977,55 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan 1.717,55/1.1977,55 payın davalı … üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan 0,32 TL bedelin kararın kesinleşmesi halinde davalı … Hazinesine ödenmesine karar verilmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davalı Hazine vekilince talep edilmiştir.
4.2. Bölge adliye mahkemesince; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Davalı Hazine vekili kararı temyiz etmiştir.
5.2 Temyiz Nedenleri
5.2.1. Yerel mahkemece verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın Yargıtay kararlarında belirtilen tüm şartların gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın ticari alanda kaldığını, ancak; Belediyenin Meclis kararında arsa sahibi isterse alt kat ticari üst kat konut alanı olarak bina yapabilir dendiğini, fakat söz konusu taşınmazın konut alanı olarak değerlendirilebileceği anlamına gelmediğini, bilirkişi raporunda bu durumun gösterilmediğini ve değerlendirilmediğinden bahisle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6.YARGITAY KARARI
6.1. Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. Somut olaya gelince, davaya konu taşınmazın dosya arasındaki tapu kaydına göre Hazine taşınmazın tam maliki olmayıp, dava dışı … … isimli kişiyle paydaş durumdadır. Taşınmazın tapuya kayıtlı toplam büyüklüğü ise, 1.977,55 metrekaredir.
Verilen bu bilgiler ışığında; mahkemece kabul kararı verilirken Hazinenin tapuda kayıtlı hisse miktarı üzerinden, tahsise konu alanın DOP kesintisi yapıldıktan sonra bulunacak miktarı oranlanmak suretiyle tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerekirken, Hazinenin tüm taşınmaz üzerinde tam malik olduğu yanılgısıyla hisselendirme yapılması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, güncel tapu kaydı da getirtilerek Hazinenin taşınmazdaki pay oranı belirlenmeli, tahsise konu miktarın DOP kesintisi yapılmalı ve daha sonra Hazinenin payı üzerinden iptal edilecek tahsis konusu miktarın pay hesabı yapılmalıdır. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle verilen hükmün, açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
7.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 07.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.