Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4286 E. 2022/7129 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4286
KARAR NO : 2022/7129
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24/11/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 26/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
I-DAVA
Davacılar, 1354 ada, 58 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerindeki binanın komşu 31 parselin de tamamını kapsar şekilde muris babaları tarafından inşa edildiğini, söz konusu binanın önce murisin ve onun vefatından sonra da mirasçıları tarafından, 1937 senesinden beri kullanıldığını, dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazın maliki olarak gözüken … kızı …’nın kimse tarafından tanınmadığını belirterek İstanbul ili, Eskişehir Mahallesi 1354 ada, 31 parsel sayılı taşınmazın davalı Kayyımın temsil ettiği … kızı, … adına olan kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II-CEVAP
Davalı kayyım İstanbul Defterdarı vekili, dava konusu taşınmaz hakkında davacı tarafından Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/781 Esas sayılı dosyasına kayden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemenin 20/06/2002 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, taşınmazın arsa vasfı ile tamamının … kızı … adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın malikinin … kızı …’ya Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/06/1994 tarih ve 1994/76 Esas, 2011/537 Karar sayılı ilam ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, dava konusu olayda; olağanüstü zamanaşımıyla iktisap şartlarının oluşmadığını, taşınmazın malikinin belli olup sağ veya ölü oldukları ve nerede olduğu belli olmadığından taşınmazın maliki hakkında herhangi bir gaiplik kararı da bulunmadığından ve kadastro çalışmaları sırasında 30/04/1950 tarihinde taşınmazın malik adına kaydının yapıldığı ve bu esnada maliklerin kullanımında olduğu anlaşıldığından davacıların zilyetliğinden söz edilemeyeceğini belirterek hakkız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1-Mahkemece, 2011/483 Esas, 2015/38 sayılı Kararı ile derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi üzerine karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından “……Bilindiği üzere, tapu iptali davalarında, davanın, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gereklidir. Ayrıca, kural olarak TMK’nın 713/2. maddesine dayalı olarak açılan davalarda kayyımın yeri bulunmamaktadır. Kayıt malikinin mirasçılarının bilinmesi halinde davaya dahil edilerek mirasçılar aleyhine yargılamaya devam edilmesi, aksi halde gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK’nın 501. maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gereklidir….” gerekçesi ile bozmuştur.
3- Mahkemece bozma ilamına uyularak Hazine davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonunda tekrar “Davanın dava şartı (derdestlik) yokluğundan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ
1- Temyiz Yoluna Başvuran
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
2- Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, “..Beyoğlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava 743 sayılı Medeni Kanun hükümleri çerçevesinde açılmışken, huzurdaki dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre açılmıştır. Derdestliğine karar verilen davalarda konular tamamen aynı olmadığı gibi, bu vakaların dayandırıldığı hukuki sebepler de farklıdır. Bu durum dikkate alınmadan doğrudan derdestlik kararı verilmesi haksız olmuştur.” gerekçeleri ile temyiz itirazında bulunmuştur.
V-GEREKÇE
1.Uyuşmazlık ve Hukuki nitelendirme
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nın 713/2 maddesi gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Uyuşmazlık, aynı davacı tarafından açılan ve aynı nedene dayanan Beyoğlu 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/781 Esas, 2002/459 sayılı Karar ile davanın reddine karar verilen ve kesinleşmemiş dosyanın eldeki dava için derdest niteliğinde olup olmadığı konusunda toplanmaktadır
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ı maddesinde “derdestlik” dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için üç koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bunlar; davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması, daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın aynı olması koşuludur. Bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.
3.Değerlendirme
Somut olayda; İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/781 Esas, 2002/459 Karar sayılı dosyasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hükme esas alınarak derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; hükme esas dosyanın incelenmesinde davalının … kızı … kayyımı İstanbul Defterdarı olduğu, eldeki davanın davacısının ise Hazine olduğu ve dolayısı ile iki davanın taraflarının aynı olmadığı gözden kaçırılmıştır. Bu durumda derdest bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI-SONUÇ
Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının yatırana iadesine, 23.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.