YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7841
KARAR NO : 2009/7046
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, imalât bedelinin davalıdan tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemi ile açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı yanca imal ve davalıya teslim olunan masa ve sandalyelerin laminat yerine suntalam malzemeden imâl edilmiş olması nedeniyle ödenmeyen teminat kesintilerinin tahsili isteminden kaynaklanmıştır. Davacı bir kısım teslimat yaptıktan sonra ayıplı imalât sebebiyle 25.08.2006’da yanlar arasında ek sözleşme imzalanmış ve davacıdan ayıplı imalâta karşılık 75.000,00 TL tahsil edilerek, ayıpların giderilmesi halinde bu bedelin davacıya iade edilmesi kararlaştırılmıştır. Davalı, ayıplı imalâtın giderilmediğini ve teminat şartlarının oluşmadığını belirtmekle birlikte bu sebeple davacı yüklenici aleyhinde Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/828 esasında kayıtlı davanın açıldığını ve derdest olduğunu belirtmiştir. Belirtilen bu davanın sonucu, eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğundan HUMK’nın 45/I. maddesi uyarınca her iki dava birleştirilmeli, dosya kesinleşmiş ise sonucu gözetilerek davanın esası karara bağlanmalıdır.
Mahkemece, ayıplı imalât savunması nedeniyle takibe yapılan itiraz haksız sayılamayacağı halde davacı yararına %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve %40 tazminatın hesabında asıl alacak yerine, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının nazara alınması yerinde olmadığı gibi, işlemiş faiz alacağının davalıya gönderilen ihtarname ve verilen süre nazara alınarak hesaplanması gerekirken fatura tevdi tarihlerinden hesaplanan miktara hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.