YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3147
KARAR NO : 2008/4305
KARAR TARİHİ : 26.06.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı … Yapı İnş. Enerji Tur. ve Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … ile davalı-k.davacı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ödenmeyen iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptali, icra takibinin devamı, icra-inkâr tazminatının tahsili; karşı dava ise, işin tesliminde gecikme nedeniyle cezai şartın tahsili istemiyle açılmış, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-k.davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra-inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın gidermesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirdiği likid bir alacağın bulunmadığı durumlarda borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda da, davacı taşeron alacağı bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinden ve likid bir alacak söz konusu olmadığından davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Bu nedenle davacı tarafın icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davalının icra-inkâr tazminatıyla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulüyle, kararın hüküm fıkrası “asıl davada” bölümünün ilk paragrafının üçüncü ve dördüncü satırlarında yer alan “alacağın likid olması nedeniyle %40 oranında icra-inkâr tazminatına tekabül eden 7.438,00 YTL’nin davalıdan tahsiline” cümlesinin karardan çıkartılmasına, yerine “ davacının şartları oluşmayan icra-inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 550,00 YTL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekile temsil olunan davalı-karşı davacı şirkete verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 753,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacı …Yapı İnş. Enerji Tur. ve Tic. Ltd.Şti.ten alınmasına, 26.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.