YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1018
KARAR NO : 2008/3511
KARAR TARİHİ : 30.05.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Birleşen 2001/474 Esas sayılı davada
Birleşen 1999/281 Esas sayılı davada
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … ile davalı-k.davacı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalı arsa sahibinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 21.11.2002 tarihli bozma ilâmında, arsa sahibinin açtığı nama ifaya izin davası ile ilgili olarak, “yerinde bilirkişiler huzuru ile keşif yapılması, giderilmesi gerekli eksikliklerin tek tek saptanıp bunların avans niteliğindeki parasal tutarı da belirlendikten sonra infazda tereddüt yaratmayacak biçimde kurulacak hükümle davanın sonuçlandırılması” gerektiği vurgulanmıştır. Bozma ilâmına mahkemece uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, mahkemenin
LN
./..
s.2
15.H.D.
2008/1018
2008/3511
Yargıtay Dairesi’nce verilen bozma kararına uyması halinde o kararda belirtilen şekilde inceleme yaparak yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Usulî kazanılmış hak olarak tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.
Somut olayda, sözleşme konusu inşaat yüklenici tarafından bazı eksikliklerle tamamlanmış, 26.11.2004 tarihinde de iskân izni alınmıştır. İskân ruhsatının alınmış olmasına rağmen binada halen eksikliklerin bulunduğu, mahkemece alınan 25.04.2006 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile sabittir. Arsa sahibi bu eksikliklerin giderilmesi için nama ifaya izin davası açtığından, eksikliklerin arsa sahibi tarafından yüklenici nam ve hesabına ikmâli için BK’nın 97. maddesi uyarınca arsa sahibine izin verilmesi, bu eksikliklerin neler olduğu hüküm fıkrasında gösterilerek eksikliklerin giderilmesi için gerekli bedelin hükme en yakın tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile saptanması ve bu eksikliklerin sözleşme gereği yükleniciye ait iken, tapusu halen arsa sahibi üzerinde olan 6 nolu bağımsız bölümün satışı suretiyle karşılanmasına karar verilmesi gerekir.
Tüm bu yönler gözetilmeyerek, binaya iskân alındığından bahisle, asıl dava yönünden, “konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına” dair verilen karar doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalı arsa sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalı ve karşı davacı yükleniciden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı ve karşı davalı arsa sahibine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’a geri verilmesine, 30.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…