YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27216
KARAR NO : 2022/11973
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekillerince talep edilmiş, davalı … vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11/10/2022 Salı günü davacılardan asıl … ve vekilleri Av. … ile davalı … vekili Av. …, davalı … vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’nun davalı … ve Kahraman … . San Tic Ltd Şti, hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalı üçüncü kişilerin,borçluların yakını ve aynı köylü olmaları nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesi, davalı …, İbrahim ve …’un iyiniyetli dördüncü şahıs oldukları ve kötü niyetleri ispatlanmadığından bunlar hakkındaki davanın reddine, diğerleri yönünden kabul kararının yerinde olduğu, ancak bir kısmı yönünden bedele hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf istemini kabul etmiş, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmuş, karar davacı vekili ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
1.HMK’nin 305. maddesinde; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”
HMK’nin 304. maddesinde; ” Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.”
HMK’nin 306. maddesinde “ (1) Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.” düzenlemeleri yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile, davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut olayda, davalılar …, … vekili ile … vekili tarafından tavzih dilekçesi verilmiş olmasına rağmen, HMK’nın 306. maddesinde yer alan prosedür izlendikten sonra tavzih isteminin kabulüne veya reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2.Davalı Büseyni Kahraman hem davalı üçüncü kişi olarak asıl, hem de bir kısım davalıların vekili olarak duruşmalara katılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, anılan davalıya ilk derece mahkemesi kararının hiç tebliğ edilmediği, … Et ve Et Ürünleri Ltd. ve diğerleri vekili olarak tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı asıl olarak adı geçene tebliğ edilip, istinaf süresi beklendikten sonra istinaf edilmesi halinde de bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, dosyanın HMK’nın 373/2 maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı …’tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalılara geri verilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.