YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/158
KARAR NO : 2006/1515
KARAR TARİHİ : 16.03.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava dilekçesinde ödenmeyen iş bedelinin tahsili için açılan kısmi davada 600.000.000 TL.nın hüküm altına alındığı, o davada alınan bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınan miktar dışında kalan ve saklı tutulan 16.217.223.892 TL.nın tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece açılan kısmi davada alınan bilirkişi raporu ve verilen ilk karar ile davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulduğu bu nedenle bu davaya konu edilen alacak miktarının da kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Daha önce açılan kısmi davada alınan bilirkişi raporu daha sonra açılan ikinci davada hakimi bağlamaz. Zira bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi verildiği ilk dava içindir. Bilirkişi raporu takdiri delillerden olup, kısmi davada alacağın dava edilen miktar kadar olduğunun ispat edilmesi yeterlidir.
Açılan ikinci davaya konu edilen alacağın miktarının davacı tarafından ayrıca kanıtlanması gerekir. Bu nedenle ilk davada alınan bilirkişi raporu bu davadaki alacak miktarının da ispatı için yeterli sayılamaz. Mahkemece ilk davada verilen kararda fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olması bu sonucu değiştirmez.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de, akdi ilişkinin varlığı çekişme konusu değildir. … sözleşmesinde yapılan işin bedeli kanıtlanamaz ise, iş bedelinin BK.nun 366. maddesi doğrultusunda yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre saptanması gerekir. Açılan ilk davada alınan 07.06.2001 tarihli bilirkişi raporunda yapılan iş bedelinin yapıldığı yıl rayiçlerine göre 3.376.621.184 TL. olduğu açıklanmıştır. Bu miktardan davacının 1/2 payına isabet eden 1.688.310.592 TL.dan kısmi davada hüküm altına alınan 600.000.000 TL. düşüldüğünde davacının bu davada talep edebileceği miktarın 1.088.310.592 TL. olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, imalâtların yapıldığı yıl dikkate alınmadan alacak hesabı yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.