YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4509
KARAR NO : 2022/8180
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.12.2017 tarih ve 2015/53 E. – 2017/438 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.01.2021 tarih ve 2018/2381 E. – 2021/1 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2014 yılının şubat ayında davalı Perşembe…Ltd. Şti’den kendisine ait otelin havuz çevresine döşemek üzere kaydırmazlık özelliğine sahip seramik satın aldığını, diğer davalının ise seramiklerin üreticisi olduğunu, seramiklerin ayıplı çıktığını, yapılan laboratuvar incelemelerinde imalatçı ve satıcı firma tarafından ileri sürülen ve belgelendirilen kaydırmazlık özelliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin tüm zararından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 146.575,90 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Perşembe…Ltd. Şti. vekili, sattıkları ürünün havuz çevresi gibi ıslak zeminlerde kullanıma uygun olmadığını, kuru zeminlere uygun olduğunu, davacıya ürünün ıslak zeminler için de uygun olduğuna yönelik bir taahhütte bulunmadıkları gibi, davacının ürünü havuz çevresinde kullanmak için aldığını da belirtmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların satılan ürünün ıslak zeminlerde kaydırmazlık özelliğine sahip olmamasına rağmen davacı tarafça ıslak zeminde kullanıldığı, davacıya ürünün ıslak zeminler için de uygun olduğu yönünde bir taahhütte bulunmadıklarını savunduğu, davacının bu yönde taahhütte bulunulduğunu iddia ettiği ancak bu hususu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.