Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4326 E. 2022/8199 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4326
KARAR NO : 2022/8199
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.09.2018 tarih ve 2017/187 E. – 2018/344 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1066 E. – 2021/224 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekillinin “ÇUKOBİRLİK” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin markası ile birebir aynı olan, “çukobirlik” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunda kalan emtia grubu ile müvekkilinin marka kapsamında bulunan emtia grubunun benzer/ilişkili olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markasının gıda sektöründe tanınmış marka olup aynı adreste ikamet eden davalı şirketin müvekkili markasını bilmemesinin mümkün bulunmadığından dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’ın 21/10/2016 tarih ve 2016-M-10249 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan emtianın davacının itirazına mesnet marka kapsamında yer alan emtiadan farklı olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının “çukobirlik” ibareli başvuru markasıyla davacının “ÇUKOBİRLİK+şekil” ibareli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede ayniyete yakın bir benzerlik bulunduğu, davacının markasının kapsamındaki mallar ile davalının başvuru kapsamındaki mallar aynı tüketici kesimine hitap eden ham madde mamül ilişkisi bulunan birbirlerini tamamlayıcı olduklarından markalar arasında ilişkilendirme birbiri ile bağlantı kurma ve bu anlamda iltibas koşulu oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mallar ile davacının markasının kapsamındaki mallar bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK’nın 8/1. maddesindeki koşulların oluştuğu, diğer yönden Çukobirlik markası Adana ve civarı bölgelerde (Çukurova Bölgesi) ortalama düzeydeki tüketici nazarında pamuk, pamuk yağı ve benzeri konularda tanınmış bir marka olduğu refleks olarak hatırlanacağı, buna rağmen aynı bölgede limited şirket statüsünde olan davalının tanınmış olan markayı 29 ve 30. sınıflarda tescili amacıyla başvurusu davacının tanınmışlığından haksız yararlanabileceği ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki koşullarında oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu Türk Patent’in 2016-M-10249 sayılı YİDK kararının davacının itirazının reddi yönünden verilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarının esas unsurlarının “çukobirlik” ibaresinden oluştuğu, dava konusu 29. ve 30. sınıfta yer alan emtia bakımından aynı KHK’nın 8/4 maddesindeki koşulların bulunduğu gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.