YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4286
KARAR NO : 2008/6118
KARAR TARİHİ : 17.10.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-k.davacı … vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. Davalı-k.davacı vekili avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükmüne uyulan Daire’mizin 21.06.2006 tarihli bozma ilâmında; tarafların fesihte ortak kusurlu oldukları, bu nedenle davalı ve karşı davacı yüklenicinin kâr kaybı isteminde bulunamayacağı, ancak arsa sahibinin faydalanabileceği bir iş yapmışsa onun bedelini talep edebileceği, yüklenici tarafından 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşaat yapıldığı, bilirkişi raporunda gerek 8 ve gerekse 9 parsel üzerinde yapılan inşaatlarda tasdikli projesine aykırı imalât bulunduğu belirtildiği halde, bu imalâtın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin açıklanmadığı, inşaatta tasdikli projesine aykırı imalât varsa yıkımı sözkonusu olacağından yüklenicinin bu yerlerle ilgili olarak alacak talebinde bulunamayacağı, bu nedenle bilirkişilerden ek rapor alınarak projesine aykırı olarak yapılan imalâtın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin açıklattırılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme bozma kararına uyduğuna göre gereğini yerine getirmek ve sonucu uyarınca karar vermekle yükümlüdür. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması halinde, kendisi için o kararda belirtilen şeklide inceleme yaparak yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Usulü kazanılmış hak olarak tanımlanan bu durum mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Usulü kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların noksansız olarak yerine getirilmesi gerekir. Nevar ki mahkeme az yukarıda açıklanan bozma ilâmında işaret edilen hususları noksansız olarak yerine getirmemiştir.
Mahkemece bozma ilâmı üzerine bilirkişilerden 09.07.2007 tarihli ek rapor alınmışsa da, bilirkişi raporunda, inşaatlardaki kısmen veya tamamen tasdikli projesine aykırı olarak yapılan imalât gösterilerek bu imalâtın yasal hale getirilip getirilemeyeceği açıklanmış değildir. Davalı ve karşı davacı arsa sahibi de alınan bilirkişi raporuna karşı verdiği 30.10.2007 günlü itiraz dilekçesinin ekinde … Belediye Encümeninin 13.03.2007 ve 22.05.2007 tarihli kararlarını ibraz ederek her iki parsele yapılan inşaatlarda imara aykırılıklar bulunduğunu ileri sürmüştür.
O halde, mahkemece davalı ve karşı davacı arsa sahibinin ek bilirkişi raporuna yaptığı itirazları ile dosyaya ibraz edilen encümen kararları nazara alınıp, ilgili belediyeden inşaata ilişkin işlem dosyaları da celbedilerek, mahallinde bu yönden inceleme yapılıp bozma ilâmına uygun şekilde bilirkişilerden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı arsa sahibi tarafından açılan asıl dava tamamen reddedilmiştir. Bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenecek vekâlet ücretinin asıl davanın davacısı olan arsa sahibinden alınarak yükleniciye verilmesi gerekir. Mahkemece asıl dava reddedildiği halde davacı lehine vekâlet ücreti verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bette yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarıca kararın davacı ve karşı davalı arsa sahibi yararına, 3. bent uyarınca da davalı ve karşı davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 17.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.