Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10502 E. 2022/15205 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10502
KARAR NO : 2022/15205
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma ilamında; “… Davacı, kazalı sigortalıların 11.09.2006 günü geçirmiş oldukları trafik iş kazası sonucu bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerden, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masraflarından oluşan kurum zararının 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde olmak üzere) istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
1-Davalı … yönünden; zorunlu mali sorumluluk sigortası; “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur. Dolayısıyla sigorta şirketinin, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti ile sınırlıdır.
506 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile Kuruma tanınan rücu hakkı Kanun’dan doğan bağımsız bir rücu hakkı vasfında olup, tazmin sorumlularının sigortalı ya da hak sahiplerine yapmış oldukları ödemelerin rücu alacağından düşülmemesi gerekmekte ise de; sigorta şirketinin 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle, poliçe limitini teşkil eden miktarın sigortalı ya da hak sahiplerine ödediğinin geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda; sigorta şirketlerinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından ödediği miktar kadar sorumlu tutulmaması, yargılama giderleriyle vekalet ücretinden sorumluluğun da poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi gerekir.

Sigorta olayına karışan aracın sigortacısı sıfatıyla, sakatlık ve ölüm giderleri yönünden öngörülen kişi başına 57.500,00 TL, kaza başına 287.500,00’lik limit ile sorumlu olan davalı … şirketinin 18.05.2015 ve 08.01.2016 tarihli dilekçeleri ve ekinde sunduğu belgeler ile poliçe limitinin tükenmiş olduğu savunması gözetilerek, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi açısından, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı yönünden dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, poliçe limitinin ödenmesi halinde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi” gereğine işaret edilerek verilen hüküm bozulmuş ise de bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda trafik/iş kazasında yaralanan ve ölenlerin hak sahiplerine yapılan ödemelerin bir kısmının dikkate alındığı, dosya kapsamında yer alan tüm ödemelerin dikkate alınmadığı anlaşılmakla; yapılan tüm ödemelerin tek tek tespit edilerek belirtilmesi ve poliçe limitinden düşürülmesi suretiyle bakiye poliçe limiti bulunup bulunmadığı başka bir deyişle sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin limiti aşıp aşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
2) Yine önceki bozma ilamında; “… tedavi giderleri yönünden verilen red kararı yerinde ise de diğer alacak kalemleri için, davalı … şirketinin hesaplanacak bakiye poliçe limiti dahilinde tüm davalıların %100 kusuruna göre karar verilmesi” gereğine işaret edilmişse de hesabın hatalı olduğu anlaşılmakla; tedavi giderleri dışındaki kurum zararından davalıların %100 kusuru üzerinden sorumlu olduklarına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde, davacı kurum ve davalı …Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.