YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7016
KARAR NO : 2009/7109
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, maddi ve manevi tazminatların davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 20.000,00 YTL (TL) manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yanlar arasında 04.04.2005 tarihli ve “sözleşme” başlıklı adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Sözleşmenin (2.) maddesinde tanımı yapıldığı üzere; peyzaj, imalât ve montaj işlerinin yapımı, davalı tarafından yüklenilmiş ve sözleşme davalı tarafından alt taşeron, davacı tarafından ise yüklenici sıfatıyla imzalanmıştır. Davalının yüklendiği edimini ifa etmemesi ve dolayısıyla borçlu temerrüdüne düşürülmüş olması sonucu, davacı tarafından davalıya gönderilip tebliğ olunan 20.05.2005 tarihli ihtarla sözleşmenin geriye etkili sonuç doğuracak şekilde fesih olunduğunu bildirmiştir.
Davalı alt yüklenici şirketin yüklendiği edimini ifa etmemesi sebebiyle davacı, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 98/2. maddesinin yollamasıyla, aynı Kanunun 49. maddesi hükmü uyarınca, kural olarak manevi tazminat istenebilir. Ancak, sözleşmeye aykırı davranış ya da ifa olunmaması manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli değildir. Aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar sebebiyle Türk Medeni Kanunu’nun 23 ve 24. maddeleri hükmüyle korunan kişilik haklarına hukuka aykırı olarak haksız saldırıda bulunulması ve dolayısıyla kişilik haklarının zedelenmesi ve ayrıca Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmünde öngörülen yasal sorumluluk koşullarının oluşması durumunda manevi tazminat istenebilir. Özetle açıklanan bu hukuksal çerçeve dahilinde somut olayda gösterilen ve mahkemece kabul edilen sebepler değerlendirildiğinde; gösterilen sebeplerin davacının kişilik haklarını zedeleyen nitelikte haksız saldırı olmadığı ve dolayısıyla Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde öngörülen sorumluluk koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varılmaktadır. Bu sebeplerle mahkemece, manevi tazminat davasının da tümden reddi gerekirken; yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.