YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7537
KARAR NO : 2009/7141
KARAR TARİHİ : 25.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava PVC doğrama ve ısıcam imalât ve montaj işinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı iş bedelinin fazlasıyla ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında takip dayanağı 10.11.2006 tarihli faturada belirtilen işin yapılıp teslim edildiği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ödeme tutarı ile ilgilidir. Davalı ödeme iddiasını banka dekontlarına dayandırmış, gerektiğinde yemin teklifinde bulunacağını bildirmiştir. Banka dekontlarına göre 26.12.2006 tarihinde 10.000,00 TL, 04.04.2007 tarihinde davacı … adına 17.500,00 TL, 04.04.2007 tarihinde … adına 20.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, …’e yapılan ödemelerin kendisini bağlamayacağını belirterek itiraz etmiş, kendisine yapılan ödemenin ise dava konusu işle ilgili olduğunu davalının kanıtlaması gerektiği iddiasında bulunmuştur. Mahkemece de iddia doğrultusunda ispat külfeti davalıya yükletilmiştir. Oysa davacı adına ödeme yapıldığına göre bunun başka işle ilgili olduğunu kanıtlama külfeti adına ödeme yapılan kişiye yani davacıya aittir. Davacı da bunu kanıtlayamadığına göre 17.500,00 TL’lik ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Davacı, … adına yapılan ödemeleri kabul etmediğine ve yetkilisi de olduğu kanıtlanamadığına göre ödemelerin kabul edilmemesi yerinde ise de davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığını bildirdiğinden, az yukarıda sözü edilen 17.500,00 TL’lik ödeme dışında kalan diğer ödemeler için davalının, davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak ödeme miktarı saptandıktan sonra karar verilmesi gerekir. Öte yandan davadan önce davalı usulen temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.