Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6174 E. 2009/7200 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6174
KARAR NO : 2009/7200
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, ayıplı ifa nedeniyle iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte davalı yüklenicinin, davacıya ait evin ısıtılması için katı yakıtlı, stolerli kalorifer kazanı, merkezi sistem izoleli impuset ve boyler işini yaptığı ve KDV dahil 3.481,00 TL iş bedelinin kendisine ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı eserin ayıplı imal edildiğini ileri sürerek bedelin iadesini talep etmiştir. Dairemizin uygulamaları ve doktrinde ayıp, bir malda sözleşme ve eklerine ya da iş sahibinin ondan beklediği amaca göre bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da olmaması gereken bozuklukların mevcudiyeti olarak tanımlanmaktadır. BK’nın 359. maddesinde iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz o şeyi muayene ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmek, 362/III. maddesinde de gizli ayıplarda meydana çıkmasından sonra ayıpları derhal yükleniciye haber vermek zorunda olduğu, aksi halde işin ayıplı şekliyle kabul edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yine ayıbın varlığı halinde BK’nın 360. maddesinde yapılan şeyin kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması durumunda iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınarak kusuru olan yükleniciden zarar ve ziyan isteyebileceği, kusurun bu derecede önemli olmaması halinde bedelden tenzil talep edebileceği ve giderilmesinin büyük masraflara gerek göstermemesi durumunda onarım bedelini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafça ödenen iş bedelinin tamamı istenilmek suretiyle sözleşmeden dönülmüş olup eserin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu iddia edilmektedir. Mahkemece teknik bilirkişiden rapor alınmış ise de; söz konusu rapor az yukarıdaki ilkelere uygun düzenlenmediği gibi ayıbın niteliğiyle ilgili tesbit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de çelişmektedir.
Bu durumda mahkemece gerçeğin ortaya çıkması için HUMK’nın 284. maddesi gereğince yeniden seçilecek, konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla, tesbit bilirkişi raporu ile mahkemede alınan bilirkişi raporu arasındaki aykırılıklar da giderilmek suretiyle sözleşme konusu eserin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği ve ayıp varsa davacının eserin reddi ile bedelin iadesini, bedelin tenzilini ve onarım masraflarını istemekte haklı olup olmadığı ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.