Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3271 E. 2006/4693 K. 21.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3271
KARAR NO : 2006/4693
KARAR TARİHİ : 21.07.2006

Davacı …. ile davalılar 1-… 2-… arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 1.2.2004 gün ve 2004/231-499 sayılı hükmü bozan Dairemizin 5.10.2005 gün ve 2005/5271-5215 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R-
Dava İİK.nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptâline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar … vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma kararına karşı davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
İİK.nun 278. maddesi uyarınca haciz veya aciz tarihinden geriye doğru iki yıl içerisinde yapılan tasarruflar iptâl davasına konu olurlar. İİK.nun 280. maddesindeki hallerde bu süre beş yıl olarak kabul edilmiştir. Bu süreler geçtikten sonra açılan tasarrufun iptâli davalarının reddi gerekmektedir. Nitekim Dairemizce’de borç ödemeden aciz belgesinin 18.09.2003 tarihinde alındığı, tasarrufların ise 15.02.1999, 16.03.1999 ve 21.04.1999 tarihlerinde yapılıp olayda İİK.nun 278. maddesindeki 2 senenin geçtiğinden bahisle davanın reddi gereğine değinilmiştir. Oysa dava konusu olayda borçlular hakkında 22.07.1999 tarihinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/2722 D.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiği ve bu kararın 23.07.1999’da infaz olunduğu anlaşıldığı gibi dosyada mevcut Narlıdere Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 26.07.1999 tarihli ve 1827 yevmiye nolu
yazısından da tapuya 22.07.1999’da haciz yazısı gönderildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 23.07.1999 tarihinde yapılan hacizde tutulan zabıtta borçlunun adı gösterilmemiş ise de Tapu Sicil Müdürlüğü’nün cevabından borçlu …., hakkında haciz talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK.nun 278. maddesinde belirlenen iki yıl içerisinde haczin yapıldığının kabulü gerektiğinden Dairemizin bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu ortadadır.
İşin esasına gelince; tasarruf yapılan taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile belirlenen gerçek değerleri arasında pek aşağı fiyat farkının bulunduğu saptanmış olmakla mahkemece tasarrufların iptâline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece davalı …tarafından satış yapılan …’ye ilişkin tasarrufun da iptâline karar verilmiş ise de, davalı… davada taraf olmadığından hakkındaki kararın hüküm ifade etmediği ve Narlıdere İlçesi 6448 ada 2 parsel nolu taşınmazla ilgili olarak davalı…’ın bedelle sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle karar düzeltme istemi yerinde bulunmakla, mahkeme kararının onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle Dairemiz’in 05.10.2005 gün ve 2005/5271 E., 5215 K. sayılı bozma ilamının ikinci bendinin kaldırılarak, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.216,20 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar …ve …’dan alınmasına, 21.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.