YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1920
KARAR NO : 2022/8727
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarih ve 2017/35- 2019/194 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propogandası yapma, 2911 sayılı Kanuna muhalefet etme
Hüküm : TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63 ile 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, 7/2-2, 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propogandası yapma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesine muhalefet etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden:
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesinde düzenlenen pasif direnme suçu oluşacaktır. Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, kolluğun ihtarı ve/veya zor kullanması üzerine dağılır ise bu suç vücut bulmaz.
2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ”Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenlemek” fiili; hazırlıklar da dahil olmak üzere toplantı veya yürüyüşün yapılabilmesi için gerekli her türlü işlemi yapmak; ”yasadışı toplantı ya da gösteri yürüyüşünü yönetmek” fiili; topluluğun dağılmaması, amaçlanan doğrultuda devam etmesi için topluluğa ya da etkin bazı kişilere gerekli talimatları vermek, duruma göre, insiyatif geliştirmek, gerekli idare işlemlerini yapmak, topluluğu hareketlendirmek ve yönlendirmek; ”kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen ve/veya yönetenlerin hareketlerine katılmak” fiili ise, bu toplantı veya yürüyüşü düzenleyen ve yönetenlerden olmamakla birlikte, bizzat toplantı ve yürüyüşte hazır bulunarak bu kişilerin hareketlerini paylaşmak anlamına gelmektedir(Anayasa Mahkemesinin 2011/39 esas, 2012/37 sayılı kararı; RG:13.10.2012, 28440; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.06.2016, 2016/1725-4550 sayılı kararları).2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, bu suçun oluşması için failin ”düzenlemek, yönetmek veya düzenleyen veya yönetenlerin hareketlerine katılmak” fiillerinden birini işlemesi suçun oluşması için yeterlidir. Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.1979 … ve 232-303 sayılı kararında da; 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinin suç tarihindeki karşılığını oluşturan 171 sayılı Kanunun 18/1. maddesindeki yazılı suçun; kanunsuz toplantı ve yürüyüşün ”tertip edilmesi”, ”idare edilmesi” ve ”tertip ve idare edenlerin hareketlerine bilerek iştirak edilmesi, hareketlerinin paylaşılması” durumunda oluşacağı ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; terör örgütünün propagandasına dönüşen ve fakat katılanların, kolluğun ihtarı üzerine kendiliğinden dağıldıkları kanun dışı gösteri yürüyüşüne katılarak grubu ses yayın cihazı kullanmak suretiyle yönlendirdiği anlaşılan sanığın eyleminin 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde düzenlenen, kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etmek suçunu oluşturağı düşünülmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından CMK’nın 307/5. maddesi gereğince kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.