Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6129 E. 2022/6362 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6129
KARAR NO : 2022/6362
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Şuhut Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.06.2017 tarihinde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.03.2020 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekilince talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; davacının maliki olduğu Afyonkarahisar ili, Şuhut ilçesi, … Köyü, 821 parsel sayılı taşınmaza sınırdaş olan … Köyü, 820 parsel sayılı taşınmazın 15.02.2017 tarihinde davalı tarafından satın alındığını, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 8/i maddesi uyarınca, davacının yasal önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 80.000,00 TL bedele satın aldığını, yaklaşık on yıldır satılık olan taşınmazı davacının tapuda gösterilen bedelin onda biri fiyatına satın almak için işbu davayı kötüniyetli olarak açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonrasında; “…Taşınmazlar arasında tarımsal bütünlük bulunmadığı tespit ediliğinden, 5403 sayılı Kanun ile düzenlenen tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin önalım hakkına ilişkin şartların somut olayımızda gerçekleşmediği, tarımsal bütünlük bulunmayan taşınmazlar arasında 5403 sayılı Kanunda düzenlenen ön alım hakkının kullanılamayacağı…” gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 28/05/2021 tarih ve 2020/1443 Esas – 2021/878 Karar sayılı ilamı ile; “… Eldeki davada, önalım … sınırdaş arazi maliki olmaktan dolayı 5403 sayılı Kanuna eklenen 8/i maddesi uyarınca doğmakta ise de, bu hakla birlikte amaçlanan mülkiyet … mahkemenin vereceği kararla kazanılmaktadır. Yani önalım … tüm sonuçlarını mahkemenin vereceği tescil kararının kesinleşmesi ile doğurduğuna göre, kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca kesinleşen davalar bu kanun değişikliğinden etkilenmeyecek ise de, henüz kesinleşmediği için derdest olan davalarda 4722 sayılı Kanunun 4. maddesinde düzenlenen istisnai hüküm uyarınca, kanun geriye yürüyerek, kanun maddesinin iptalinde önce açılan davalarda 7255 sayılı Kanun dikkate alınarak karar verilmesi gerekecektir. Bu itibarla; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra ancak tescil hükmü kesinleşmeden yürürlüğü giren ve sınırdaş arazi maliklerine önalım … tanıyan 5403 sayılı Kanunun 8/i maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldıran 7255 sayılı Kanun doğrultusunda, dava sonuna kadar öanlım hakkını koruyamayan davacının açmış olduğun bu davanın reddine ancak dava tarihinde yürürlükteki kanun hükmüne göre dava açan davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi” gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru isteminin esastan reddine karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre; davanın yasal dayanağı olan 5403 sayılı Yasanın 8/i maddesi 28.10.2020 tarihli 7255 sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanındaki Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanununun 20. maddesine göre yürürlükten kaldırılmış ise de, 5403 sayılı Yasanın 8/i maddesi yürürlükte iken eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, iş bu davanın ilgili yasa maddesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yasa değişikliğinden etkilenmeyeceği gözetilerek mahkemece değerlendirme yapılmalıdır. Somut olayda; önalım hakkının doğmasına neden olan satış tarihi 15.02.2017 olup dava tarihi ise 19.06.2017 olduğundan, önalım konusu satışın davacıya noter aracılığıyla bildirilmesi söz konusu olmadığından dava süresindedir. Önalım davalarında ise, önalım … dava açılmakla kullanılır. Önalım hakkının kullanıldığı dava tarihinde Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 8/i maddesindeki önalıma ilişkin hükümleri yürürlükte olup iş bu davanın ilgili yasa maddesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin yasa değişikliğinden etkilenmeyeceği gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı hukuki değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru bulunmadığından hükmün bozulması gerekir.
Öte yandan; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa 6537 sayılı Kanunla eklenen 8/i maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında; “Tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir. Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamaz. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması hâlinde hâkim, tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verir.” hükmü yer almaktadır. Diğer bir deyişle; önalım hakkını kullanan arazi malikinin birden fazla olmadığı durumlarda, davacıya ait taşınmazın davaya konu edilen taşınmaz ile tarımsal bütünlük oluşturup oluşturmadığını tartışmaya gerek bulunmamaktadır. O halde somut uyuşmazlıkta; önalım … tek komşu parsel malikince dava açılarak kullanılmak istendiğinden, taraf delilleri muvacehesinde tarımsal bütünlüğün tartışılmaması gerektiği de gözardı edilmeden karar verilmesi gerekir. O halde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 371. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 27.10.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.