Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5205 E. 2022/7993 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5205
KARAR NO : 2022/7993
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.03.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı sebebiyle reddine dair verilen 15.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen Çaycuma Noterliği’nin 26.01.1993 tarih ve 1398 yevmiye no’lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 78 ada 72 parsel sayılı taşınmazda sözleşmenin ekinde yer alan krokide B harfi ile gösterilen 15×15 metrekare kısmın davacı tarafından satın alındığını, yerin davacıya teslim edildiğini, bedelinin ödendiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması durumunda tazminat tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının yurt dışında yaşadığını, dava konusu yerin teslim edilmediğini, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde belirlenen yerin ifrazdan sonra verilememesi durumunda aynı parselden aynı yüzölçümünde başka bir yerin verileceğinin taahhüt edilmesinin de yerin teslim edilmediğinin açık bir göstergesi olduğunu, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 05.10.2015 tarihinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli kararı ile ilamda yazılı nedenlerle hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece “davanın zamanaşımı nedeniyle reddine” karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
26.01.1993 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya taşınmazın bir bölümünün satışı vaat edilmiştir. Sözleşmeye dayalı açılan davada davalı süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden … davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
Mahkemece yerinde yapılan keşif ve keşifte dinlenen tanıkların beyanlarından anlaşılacağı üzere davacı dava konusu yerin satış vaadi sözleşmesi ile satın alınmasından sonra bu yerin sınırlarını belirleyerek çit ve tel örgü ile muhafaza altına alınmıştır. Davacı, satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı yeri çevirerek çit ve tel örgü ile sınırladığından eylemli olarak taşınmazın bu bölümüne zilyet olmuştur. Yukarıda açıklandığı gibi satış vaadi sözleşmesinde satıma konu edilen yerin zilyetliği teslim edilmiş ise zamanaşımı def’inde bulunmak kötü niyetli bir davranış olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Ancak, satış vaadi sözleşmesine konu yer üzerinde yapı yapılmış ve kat mülkiyeti oluşturulmuştur. Bu hali ile taşınmazın bu bölümünün ifrazı ile davacı adına tescili fiilen mümkün değildir. Davacının tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, sözleşmenin ifa olanağının bulunmaması nedeniyle davacının tazminat istemi hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı sebebine dayalı olarak reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.