YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21422
KARAR NO : 2022/19350
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan … İdaresi vekilinin, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmemesine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi bu konuda mahkemece karar verilmediği de anlaşılmakla temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II- Katılan … İdaresi vekilinin, sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; KOM ekiplerince alınan istihbari bilgilere göre …, …, … ve … adlı şahısların … ve …plakalı araçlarla Adana ilinden Antalya iline yüklü miktarda kaçak sigara sevkiyatı yapacakları bilgilerine istinaden Antalya ili Aksu ilçesinde usulüne uygun olarak araçların durdurulduğu, … plakalı araçta …, … ve … ile kaçak cinsel uyarıcı ilaçların yakalandığı, ardından uygulama noktasına gelen sanıklardan …’ın sevk ve idaresindeki …plakalı araçta ise 6500 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, … ve …’ın öncü artçı olarak ilerlediklerini kabul etmeleri, tutanağa göre olay anında tüm sanıkların birbirlerini tanıdıklarını öncü artçı olarak yola devam ettiklerini beyan ettikleri de gözetildiğinde; sanık … her ne kadar olaylarla ilgisinin bulunmadığını savunmuş ise de, diğer sanıkların eylemine fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettiğinin kabulü ile atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1- Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; KOM ekiplerince alınan istihbari bilgiler sonucu usulüne uygun olarak uygulama noktasında durdurulan araçlardan … plakalı aracın sanık …’in sevk ve idaresinde olması, kaçak sigaraların taşındığı …plakalı araca öncülük yapmadığını savunmuş ise de, sanık …’in kullandığı araçta bulunan sanık …’nin, …’ın kullandığı araca öncülük yaptığını beyan etmesi ve kaçak sigaralarla yakalanan sanık …’ın da bunu doğrulaması, öncü artçı şeklinde ilerleyen araçların belli mesafe ve güzergahı takip etmeleri gerekliliği değerlendirildiğinde; sanık …’in diğer sanıkların eylemine fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettiğinin kabulü ile; sanığın eyleminin ele geçen kaçak cinsel uyarıcı ilaçlar yönünden 5607 sayılı Yasanın 3/5.maddesi , ele geçen kaçak sigaralar yönünden 5607 sayılı Yasanın 3/18.maddesi kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde düzenlenen “fikri içtima” hükümleri gereğince TCK’nun 44. maddesi delaletiyle sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/18. ve 4/2. maddeleri kapsamında mahkumiyetinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5.maddesi uyarınca karar verilmesi,
2- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin kaçak sigaralar yönünden 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ve kaçak haplar yönünden aynı Yasanın 3/5. maddesi kapsamında kaldığı, 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde düzenlenen “fikri içtima” hükümleri gereğince TCK’nun 44. maddesi delaletiyle sanığın eyleminin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında olacağı ancak; suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp,aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3.maddesinin 22.fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 4/2. 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3- Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 04.11.2014 olduğu,
Sanığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/103330 sayısında kayıtlı Antalya 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1241 Esas, 2022/277 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 14.11.2014 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV- Katılan … İdaresi vekili, sanıklar … ve …’ın anılan sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1- Sanıklar … ve …’ın sigara kaçakçılığı suçunu diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde işlemeleri nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla , sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/18.maddesi gereğince verilen cezanın anılan Yasanın 4/2.maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8.maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22.fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 4/2, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3- Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 04.11.2014 olduğu,
Sanık …’nin Antalya 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/365 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 06.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 04.11.2014 olduğu, Adana 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1570 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 10.04.2014, iddianame düzenlenme tarihi 15.04.2014, 2020/1241 Esas, 2022/277 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 14.11.2014 olduğu,
Sanık …’ın Antalya 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1309 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 06.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 04.11.2014 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.