YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14721
KARAR NO : 2022/16047
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 3. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve 2016/681 Esas, 2020/848 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/1095 Esas, 2021/2045 Karar sayılı kararı ile hükmün ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinde gönderme kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ….12.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili … … ile davacı vekili … … … geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı hastanede uzman radyolog olarak çalıştığını, bu çalışmasının dört yılının sigortalı olarak geçtiğini, sigorta primlerinin yüksek olması nedeniyle davalı işveren tarafından … sigortasına tâbi olarak çalışmaya devam etmesinin istendiğini, davacının bu durumu kabul etmek zorunda kalarak 2.5 yıl kadar bu şekilde çalışmasına devam ettiğini, aylık ücretinin … 13.000,00 TL olduğunu, davacının işten çıkması için mobbinge (psikolojik taciz) maruz kaldığını, son olarak müvekkiline gece çalışması ve icapçı olarak sabaha kadar çalışması yönünde görevler verildiğini, bu duruma karşı müvekkilinin zaten yoğun çalıştığını belirtmesi üzerine işten haksız şekilde çıkarıldığını, işyerinde hafta içi 08.00-18.00 saatleri arasında, Cumartesi günleri ise 08.30-15.00 saatleri arasında çalıştığını, şua izinlerinin kullandırılmadığını, işveren tarafından müvekkiline hak etmiş olduğu alacakların ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, şua izni, yıllık izin ve … … ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 11.03.2014 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığını, o tarihe kadar olan alacakları için de müvekkili Şirketi ibra ettiğini, sonraki dönemde …’lu olarak çalıştığını, … sözlemesinin davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle haklı olarak müvekkili hastane tarafından feshedildiğini, davacının ücretinin … 5.000,00 TL olduğunu, davacı fazla çalışma yaptığında ücretinin ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacıya çalıştığı dönemde hak etmiş olduğu alacakların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…Davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağına ilişkin olarak, davacı tarafça … akdinin davalı işveren tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın sonlandırıldığı iddia edilmiştir. Davalı tarafça davacının devamsızlık yapması nedeniyle … akdinin işveren tarafından haklı nedenle sonlandırıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce dinlenen tanıklar …, … ve … beyanlarında davacının işten işveren tarafından çıkarıldığını beyan etmişlerdir. Davacı iddiaları tanık beyanları ile doğrulanmış olup ayrıca 6 yıl gibi bir kıdemi olan işçinin tazminat haklarını kaybedecek şekilde mazeretsiz işe gelmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenlerle tanık beyanları doğrultusunda davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talebinin kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacının yıllık ücretli izin alacağı talebine ilişkin olarak, davacı tarafça yıllık izinlerin kullandırılmadığının beyan edildiği, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığı yada karşılığı ücretin ödendiğinin ispat yükü davalı işverende olup, dosyaya sunulan yıllık izin belgelerine göre davacının kullanmış olduğu gün sayısının mahsubu ile 87 gün yıllık izin alacağı kaldığı ve son ücreti üzerinden ödenmesi gerekmekte olup ödendiği davalı tarafça ispatlanamadığından davacının bu alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır.
Davacının şua izni alacağı talebine ilişkin olarak; Şua izniyle ilgili olarak Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin 24. Maddesinde “Bu gibi müesseselerde, her röntgen mütahassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir.” hükmü yer almaktadır. Davacının … yerindeki kıdemi dikkate alındığında hak kazandığı şua izni toplam 168 gün olup, davalı tarafça davacının şua izni kullandığına ilişkin herhangi bir ispat yapılmamıştır. Bu nedenle davacının hak etmiş olduğu 168 günlük şua iznine ilişkin hesaplama yapılarak şua izni talebinin kabulüne ilişkin karar vermek gerekmiştir.
Davacının fazla mesai ücret alacağı talebine ilişkin olarak, 3153 sayılı Kanunun Ek-1 maddesinde ” İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu … veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yukarıdaki Kanuna tabi olarak yapılan işlerde bir kişi günde en çok 7,5 saat çalıştırılabilmektedir. Dosya içerisinde yer alan belgelerin değerlendirilmesi sonucunda; taleple bağlılık ilkesi de dikkat ealınarak; davacının … yerinde hafta içi 5 gün 08.00-17.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi vererek, 2016 yılına kadar cumartesi günleri 08.00-15.00, 2016 yılından itibaren cumartesi günleri 08.00-13.00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesi vererek çalıştığı belirlenmiştir. Buna göre davacının 2016 yılına kadar haftalık 11,5 saat, 2016 yılından itibaren ise haftalık 9,5 saat fazla çalışma yaptığı belirlenmiştir. Karşılığının zamlı ücret üzerinden ödenmesi gerekli olup, ödendiği davalı tarafından yazılı belgeyle ispatlanamadığından davacının bu alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır.
Davacının … … genel tatil ücret alacağı talebine ilişkin olarak, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının 2016 yılına kadar dini bayramlar dışındaki genel tatillerde çalıştığı saptanmış olup, karşılığının yasa gereğince zamlı ücret üzerinden ödenmesi gerekmekte olup, ödendiği davalı tarafından yazılı belgeyle ispatlanamadığından davacının bu alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacı işçinin 14.03.2014 tarihinde davalı işyerinden istifa ederek ayrıldığını, davacının sonraki dönem çalışmasında davalı işyeri ile arasında … sözleşmesi bulunmadığını, davacının istifa ederek ayrılması sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının olmayacağını, davacının uzun süreli çalışması sırasında hiç yıllık izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, genel tatillerde çalışmadığını, davacının çalıştığı bölümde radyasyona maruz kalmadığını, bu nedenle şua izni alacağının bulunmadığını, fazla çalışma alacağında indirimin %50 olması gerektiğini, davacının aylık ücretinin 13.000,00 TL olmadığını … sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…Gerek dosya içinde bulunan bilgi, belge ve deliller gerekse dairemiz tarafından verilen kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin davalı yanında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, davacının kullanmamış olduğu yıllık ücretli izinler için davacı asilin isticvap edildiği, davacının banka kayıtlarının getirtildiği ve banka kayıtlarına göre davalı tarafından davacının hesabına aylık 13.000,00 TL ücret ödendiği, ücretin miktarının banka kaydına dayalı olarak tespit edildiği, davacının imzalamış olduğu istifa dilekçesi ile ibranamenin geçerlik şartlarını taşımadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan davacının istifa belgesini sunduktan sonra … kayıtlı olarak gözükmesine rağmen aynı işyerinde kesinti olmaksızın çalışmaya devam ettiği ve aylık ücretinin davalı tarafından banka hesabına ödendiği, davacı asilin isticvabına göre kullanmamış olduğu yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu aksine bir yazılı delilin davalı tarafından sunulmadığı, davacı işçinin aylık radyasyon ölçümlerinin davalı tarafından yaptırıldığı da dosya içeriğinde görülmektedir. O halde davacı ile davalı hastane arasındaki hukuki ilişki hizmet akdine dayanmaktadır.
Ayrıca davalı taraf davacı işçinin yıllık ücretli izinleri ile şua izinlerini kullandırdığını yazılı olarak ispat edememiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yönlere işaret eden istinafı yerinde değildir.
Bunun haricinde davacının fazla mesai yaptığı ve bir kısım genel tatillerde çalıştığı tanık beyanları ile sabittir. O halde davalı vekilinin bu alacakların varlığına dair istinafı da yerinde değildir…” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde … sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aylık ücret miktarı, sözleşmenin feshi, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, şua izni, fazla çalışma ile … … ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı … Kanunu’nun 17, 32, 41, 47, 57 ve 120 nci maddeleri ile mülga 1475 sayılı … Kanunu’nun 14 üncü maddesi.
3. 3153 sayılı Radyoloji, Radyom, Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’a (3153 sayılı Kanun) 5947 sayılı Kanun’la eklenerek 30.01.2010 tarihinde yürürlüğe giren ek 1 inci maddesi şöyledir:
“İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu … veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
4. 3153 sayılı Kanun’a müsteniden yayımlanan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin 24 üncü maddesi şöyledir:
“Bu gibi müesseselerde, her röntgen mütahassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
….12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.