Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4946 E. 2008/6771 K. 13.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4946
KARAR NO : 2008/6771
KARAR TARİHİ : 13.11.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davacı şirkete ait “… Sokak, No:2 4. …” adresinde bulunan binanın dış cephesinin “…” ile kaplaması işinin davalı tarafından “ayıplı” yapılması sebebiyle (10.000,00 YTL) maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yanlar arasında “eser” sözleşmesi yapıldığının davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ve verilen karar, davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı iş-eser sahibi, davalı yüklenici şirket ile aralarında “sözlü” eser sözleşmesi yapıldığını; yüklenicinin yukarda belirtilen sözleşme konusu işi “ayıplı” yaptığını ileri sürmekte; davalı ise, yanlar arasındaki akdî ilişkinin “eser” sözleşmesi niteliğinde olmadığını; kaplama malzemelerinin satımına ilişkin “sözlü ticari taşınır mal satımı” niteliğinde akdî ilişki kurulmuş olduğunu savunmaktadır.
Dava değerine göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesi gereğince “eser” sözleşmesinin davacı tarafından yasal ve yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. HUMK’nın 289. maddesi uyarınca tanık dinlenmesine davalının açık onayı bulunmadığından; aynı Kanunun 292. maddesi gereğince de “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde bir belgeye dayanılmadığı için de yanlar arasında sözlü olarak “eser” sözleşmesinin yapılmış olduğu “tanık” delili ile kanıtlanamaz. Tanıkların, mahkemece bilgilerinin alınmış olması dahi hukuksal sonuç doğurmaz. Ancak, davacı yasal deliler kapsamında “yemin” deliline dayandığı halde, eser sözleşmesinin yanlarca sözlü olarak yapıldığını kanıtlayabilmesi amacıyla “yemin” deliline dayanabileceği ve davalıya “yemin” önerisinde bulunabileceği hatırlatılmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklandığı üzere, “eser” niteliğinde yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş olduğunu kanıtlayabilmesi için davalıya “yemin önerme” hakkının olduğu hatırlatılarak; yemin önerilmesi ve bununla ilgili usul işlemi sonucunda, yanlar arasında “eser” sözleşmesinin kurulmuş olduğu sonucuna varılması durumunda uyuşmazlığın esası incelenerek varılacak sonuca göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması; aksi halde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.