Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2283 E. 2022/7691 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2283
KARAR NO : 2022/7691
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2016 tarih ve 2014/787 E- 2016/645 K. sayılı kararın davalılar …, … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.06.2020 tarih ve 2020/226 E- 2020/761 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar …, … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı …, …, … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı kooperatifin eski başkan ve başkan yardımcıları olan …ve … tarafından imzalanarak düzenlenen 21.05.2007 tanzim, 30.07.2007 vade tarihli, borçlusu davacı kooperatif, alacaklısı davalılardan …’e ait olan Evren Müzik … Ltd. Şti. olan 125.000,00 TL bedelli bir adet karşılıksız senedin davalı …’e verildiğini, davalı …’in senedi önce şirket yetkilisi olarak kendi adına, sonra da … isimli şahsa ciroladığını, …’nın da senedi …’a ciro ettiğini ve bu şahıs tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibi aşamasında iken de senetle ilgili menfi tespit davası devam etmekte iken, bu sefer 04.05.2012 tarihinde … isimli şahsa temlik yapıldığını, Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/10121 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davacı kooperatifin o dönemki yöneticileri olan ve senedi imzalayan …ve … tarafından itiraz edilmediği gibi bir dava da açılmadığını, dava konusu senedin esasında kooperatife 130.000,00 TL borcu olan …’e karşılıksız olarak verildiğini ve açılacak ve devam eden davalarda 3. kişinin iyi niyetinden yararlanmak amacıyla senedin sürekli ciro edildiğini, alacaklı olarak görünen hiçbir davalının da iyi niyetli olmadığını iddia ederek, davacının 21.05.2007 tanzim, 30.07.2007 ödeme tarihli, 125.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/10121 esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin iptaline, davalılar aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili, davalılardan …’nın diğer davalılar … ve …’na olan borcundan dolayı dava konusu bonoyu ciro yapmak suretiyle devir ettiğini, davacı kooperatif ile kooperatifin taahhüt işlerini yapan firma arasındaki alacak ve borç ilişkisinin mahiyetinin davalılar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalı … tarafından dava dilekçesinde ismi geçen … adlı kişiye söz konusu icra dosyası ile ilgili vekalet verilmesinin ve tahsilat yapılmasının gerçek dışı olduğunu ve davalı …’nın bilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20 oranında tazminat istemiştir.
Davalılar … ve Evren Müzik …Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davalılardan …’in davacı kooperatifin taşeronu olduğu, dava konusu senetle aynı tanzim tarihini içeren 25.07.2007 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli senedi keşideci sıfatıyla imzalayarak davacı kooperatife verdiği, bu senede istinaden davacı kooperatif tarafından … ve onun ortağı ve yetkilisi olduğu Evren Müzik… Ltd. Şti. aleyhine Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2286 (yenilenmekle 2013/3689) esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalı …’in kooperatife ait daireleri kooperatif genel kurulunun kararı ve onayı olmaksızın 3. şahıslara satması nedeniyle, Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/492 esas sayılı dosyası ile nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, adı geçenin davacı kooperatife borcu bulunduğuna ilişkin 21.05.2007 tarihinde 130.000,00 TL bedelli senet vermişken, aynı gün davacı kooperatiften 125.000,00 TL alacaklı olduğuna dair senet almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, senedin ciro edildiği … ile temlik alacaklısı …’nun dayı çocukları olduğu, diğer ciranta …’ın ise çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan aylık ortalama geliri 2.500,00 TL civarında olan bir kişi olduğu, dolayısıyla …’ın bu miktarda bir senedi alabilecek gelirinin bulunmadığı, nitekim takip devam ederken senedin tekrar …’ya temlik edildiği, cirantalar ve temlik alacaklıları arasında yakın ilişki bulunduğu, dava ve takibe konu senedi birbirlerine cirolayıp, temlik aldıkları gözetildiğinde gerçek bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığının değerlendirildiği, kaldı ki davacı kooperatifin kayıtlarına da dava konusu senedin işlenmemesi karşısında kooperatifin davalılara borçlu olmadığı hususunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibi durdurulmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılar …, … ve … vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin 125.000,00 TL bedelli olduğu ve malen kaydı ile düzenlendiği, senet lehtarı ile keşideci kooperatif arasında temel bir borç ilişkisinin bulunmadığı, senet lehtarının ilk derece mahkemesince incelenen 2007 yılı defterleri de dahil olmak üzere davacı kooperatifle herhangi bir mal veya hizmet ilişkisinin bulunmadığı, ticari defterlerde ve borç senetleri hesabında dava konusu senedin yer almadığı, davacı kooperatif ile davalı senet lehtarının kayıtlara geçmemiş olsa dahi bir an için herhangi bir alacak borç ilişkisi olduğu kabul edildiğinde, davacı kooperatifin davalı tarafından itiraza uğramayan 130.000,00 TL’lik davalı şirketten alacağı var iken ve kambiyo senedi düzenlenmesi gerektiği takdirde yapılan mahsup sonucu davacı kooperatifin 5.000.- TL alacaklı olmasına karşılık 125.000.-TL’lik bir borç senedi düzenlenmesinin ticari hayatın gerekleri, hayatın olağan akışı, kayıt ve belgeler ile örtüşen ve uyuşan bir durum ve basiretli bir tacir davranışı olmadığı, kooperatif yöneticileri ile davalı lehtar şirket yöneticileri arasındaki bir kısım hukuk davaları, kooperatif yöneticileri hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davaları göz önünde bulundurulduğunda, aynı tarihte düzenlenen iki ayrı senetle hem alacaklı, hem borçlu durumunda bulunulmasının hukuksal ve kabul edilebilir bir izahının bulunmadığı, 21.05.2007 tarihli Tutanak ve Protokolde belirtildiği üzere mahsup yapılmış olması halinde davacı kooperatif alacaklı duruma geçeceğinden, tarafların hesap görme neticesi kooperatif lehine 5.000,00 TL’lik bakiye alacak ile ilgili senet düzenlenmesi gerekirken bu şekilde yapılan işlemlerin iyi niyetli olmadığı, dava konusu senedin borçlusunun S.S. Yavrukent Yapı Kooperatifi, alacaklısının Evren Müzik Yapım Basın Yayın İnşaat Ticaret Ltd. Şti., ilk cirantanın lehtar olan Evren Müzik … Ltd. Şti., ikinci cirantanın …, üçüncü cirantanın …, hamilin … olduğu, icra takibinin … tarafından başlatıldığı, icra takibi başlatıldıktan sonra … tarafından 04.05.2012 tarihinde dosya alacağının temlik alındığı, bu kişinin de …’nın dayısının oğlu olduğu, … ile aynı köylü olduğu, dolayısıyla taraflar arasında yakın arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, …’nın 01.10.2015 tarihli duruşmada …’den alacaklı olduğunu, kooperatif başkanı ve kooperatif başkan yardımcısının …’in yanına geldiğini, kendisinin ve kooperatif yetkililerinin yanında kendisine 125.000,00 TL bedelli senet verildiğini, dava konusu senedin kendisinin de bulunduğu anda tanzim edilerek verildiğini, …’in de senedi ciro ederek kendisine verdiğini ve …’ın akrabası olduğunu belirttiği, bu beyanlar dikkate alındığında TTK’nın 687. maddesi kapsamında senedi ciro yolu ile devralan ciranta ve hamillerin başından beri senedin ne şekilde düzenlendiğini bilen kişilerden olduğu, özellikle senedi ciro yolu ile devralan …’nın bulunduğu ortamda senedin düzenlendiği anlaşıldığına göre ve senet düzenlenirken yapılan protokole göre kooperatifin alacak ve borçlarından mahsup suretiyle senet düzenlendiği savunulduğuna göre, aynı tarihte düzenlenen 130.000,00 TL’lik senede herhangi bir itiraz olmadığı ve bu senede dayalı yapılan takibin kesinleştiği, senedi ciro yolu ile devralan kişilerin senedin bedelsiz olduğunu bildikleri veya yakın akrabalık ilişkileri nedeniyle bilebilecek durumda oldukları, bu gerekçeler ve tanık beyanları, ağır ceza mahkemesi dosyası ile ilk derece mahkemesinin kabul ve gerekçesi doğrultusunda davalıların iyi niyetli hamil olmadığı, davacı kooperatifin o tarihteki yöneticileri ile birlikte birbiri ile dayanışma içerisinde borçlandırma girişimi içerisinde oldukları, senedin bedelsizliğini bildiklerinden senetteki mücerretlik ilkesi ile iyi niyetli iktisap savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılardan …, … ve … vekilinin vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne ile, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10121 sayılı dosyasında takibe konu 21.05.2007 tanzim 30.07.2007 ödeme tarihli 125.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, 21.05.2007 tanzim 30.07.2007 ödeme tarihli 125.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, kambiyo senedinden dolayı temel bir borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve senedi devralan ciranta ve hamillerin iyiniyetli olup olmadığı hususundadır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, senedi ciro yoluyla temlik alan cirantalar ve son hamilin iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle cirantalar ve son hamil yönünden de davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de; dosyada bulunan 21.05.2007 tarihli “Tutanak ve Protokoldür” başlıklı belgede davaya konu senedin kooperatifin borcuna mahsuben Evren Müzik…Ltd. Şti. tarafından …’e verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, …’in de senedi 21.05.2007 tarihli imzalı tutanak ile borcuna karşılık …’ya verdiği, davalılar … ile … arasında noter huzurunda yapılmış 27.01.2006 tarihli bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin de dosya içerisinde görüldüğü, senette ciranta konumunda olan Yavuz’un imzasının bulunduğu görülmekle bu senedin fiktif bir işlem için değil gerçek bir alacak borç ilişkisi kapsamında …’ya ciro edildiği anlaşıldığından artık davalı … ve müteakip cirantaların senedi kötüniyetle iktisap ettikleri söylenemeyecektir.
Bu durumda mahkemece, temyiz yoluna başvuran davalılar …, … ve … yönünden davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar …, … ve … yararına BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar …, … ve …’na verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’na iadesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.